KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12322 E., 2024/9965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/660 D.İş, 2022/660 K.
Karar Metni
718 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2013 tarihinde davacı yayaya, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığı ancak başvuruya olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 25.04.2022 tarihinde 110.515,45 TL' ye ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrak ile sigorta şirketine başvuru yapıldığını, sigorta şirketine başvuru zorunluluğunun bu nedenle yerine getirildiğinin söylenemeyeceğini, kusur oranının Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) alınacak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, olay nedeniyle elde edilen gelir var ise bunların tazminattan düşülmesi gerektiğini, tazminat hesabının uzman aktüer bilirkişi tarafından TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını,
Anayasa Mahkemesi' nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, davalı ... şirketinin faizden sorumlu olmadığını, avans faizi talebinin de yerinde olmadığını, aleyhe hüküm kurulması halinde karşı taraf lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 110.515,45 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... şirketine gerekli evraklar ile başvuru yapıldığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak düzenlendiğini, hesaplamada hata bulunmadığını belirterek bu yönlere ilişkin itirazların reddine, vekalet ücretine yönelik itirazlarının ise kabulüne, vekalet ücretinin AAÜT'ye göre belirlenen rakamın maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5' i olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrak ile başvuru yapıldığından müvekkili sigorta şirketi aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, kazaya karıştığı iddia edilen araç kazaya karışmadığından Cumhuriyet Savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davanın bu nedenle reddi gerektiğini, progresif rant yöntemi ile hesabın hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararının geriye yürümeyeceğini, bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağını, hesabın % 1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1- Dosyanın incelenmesinde; davacının kaza tarihinde 2,5 yaşında olduğu, savcılık evraklarından davacının kız kardeşi bir motosikletin kardeşi yayaya çarptığını daha sonra çarşıda gördüğü motosikletin kazaya karışan motosiklet olduğunu kolluğa ihbar etmiş, kollukta motosikletin aynı araç olduğu ancak kullanan kişinin kazaya karışan kişi olmadığını bildirmiştir.
Davacının erkek kardeşi ise kardeşine bir motosikletin çarptığını ancak plakasını ve sürücüsünü görmediğini bildirmiştir. Kazada yaralanan çocuk ve kazaya karışan araç olay yerini terk ettiğinden kaza tespit tutanağı düzenlenememiştir. Dosya içindeki evraklarda motosiklet üzerinde inceleme yapıldığı ancak kazaya ilişkin emare bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Motosikletin sürücüsü kazaya karışmadığını motosikleti kendisinden başkasının kullanmadığını bildirmiştir.
Motosikletin sürücüsü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler dikkate alındığında; soruşturma dosyasında motosiklet malikinin aracı kullanmadığı gerekçesi ile hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davaya konu trafik kazasına karışan aracın davalı şirketin sigortaladığı araç olup olmadığının ancak geniş bir araştırma sonucu belirlenebileceği, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12322, K. 2024/9965, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama