KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1263 E., 2023/10920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1844 Esas - 2021/1827 Karar
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul - Esastan red
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 12.03.2019
- Sayısı
- 2015/507 Esas 2019/129 Karar
Karar Metni
1.864 kelime·9 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ile ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Av. .... ile davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili Av. .... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Davacı vekili ve davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 17.10.2023 tarihinde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan ve karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya davalı ... Kimya San.Tic.
A.Ş.'nin maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 30.08.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralandığını, davacı yayaya yeşil ışık yandığı sırada davacının karşıdan karşıya geçtiğini, olayda davalı sürücünün kusurlu olduğunu, sürücü ile araç malikinin birlikte sorumlu olduğunu, cismani zarar nedeniyle manevi zarara da uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuş.
23.11.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile, talebini 2.239,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 106.658,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.897,85 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yolun üç değil dört şeritli olduğunu, davacının beyanlarının çeliştiğini, davacı yayaya yeşil yandığı sırada araçlara da yeşil yanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının kusurlu davranışı nedeniyle tazminat talebinin yerinde olmadığını, olay yerindeki hız sınırı dikkate alındığında harekete geçmeye çalışan aracın davacıya çarpmasının mümkün olmadığını, kusur durumunun ispat edilmesi gerektiğini ve manevi tazminat miktarının yasaya aykırı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının soruşturma aşamasındaki ve dava dilekçesindeki ifadeleri incelendiğinde davacıda kusur olduğunun sabit olduğunu, davalı sürücünün yeşil ışığın yanmasıyla hareket ettiğini, bu nedenle de davacıya olduğundan hızlı seyretmek nedeniyle çarpmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının maluliyetinin ispatlanması gerektiğini, aracın zorunlu trafik sigortacısına da davanın ihbar edilmesi gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın hatalı ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif sonucu alınan kusur bilirkişi raporuna göre ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ...'ın tali ve % 25 oranında, davacı yaya ...'nin ise asli ve % 75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, alınan rapora tarafların itiraz etmesi üzerine, eldeki davada alınan rapor ile her iki tarafa da eşit kusur veren Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/643 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Trafik Kürsüsünden seçilen üç kişilik bilirkişi kurulundan yeniden rapor alındığı,
16.04.2018 tarihli kurul raporunda bilirkişilerin davalı sürücü ... ile davacı yaya ...'nin kazanın meydana gelmesinden eşdeğer ve % 50 oranında kusurlu olduklarını tespit ettiği, alınan üç kişilik bilirkişi kurulunun raporunun olayın oluş şekline uygun olması, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunu teyit etmesi nedeniyle hükme esas alındığı,
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan maluliyet raporunda ise, kaza sonrası davacının %37,0 oranında sürekli olarak malul olduğu ve iyileşme süresinin de kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceği bilgisinin yer aldığı, buna göre hesaplama yapıldığı, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenen geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplanan miktardan mahsup edildiği, davacının kazanın oluşumundaki kusur oranı ve henüz 39 yaşında iken % 37 oranında malul kalması,
tedavi sürecinin uzunluğu, tarafların dosyaya yansıyan mali durumları, paranın satın alma gücü, olay tarihi ve davacıda uyandıracağı tatmin duygusu ile caydırıcılık unsurları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak manevi zarar oluştuğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle, maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile, 108.897,85 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ... Kimya San Tic.
A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile. 30.000,00 TL'nin kaza tarihinden tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ... Kimya San Tic. A.Ş.den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hünkan Okyar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin tanık dinleme talebinin reddine dair verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, ceza mahkemesi dosyasında yapılan inceleme ve hukuk mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen teknik hususların Adli Tıp Kurumu raporunda dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu, teknik hususlara dikkat edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, çelişkinin eksiksiz şekilde giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarının eksik incelemeye dayalı olarak tespit edildiğini, davalı sürücüde kusurun olmadığını, kusur takdir edilecekse dahi tali oranda olması gerektiğini, fahiş bir kusur takdiri yapıldığını, manevi tazminatın da bu ölçüde fahiş hükmedildiğini, hesaplama raporunda hatalar olduğunu, davacının 2015 yılındaki geliri esas alınarak 2016, 2017 ve 2018 yıllarının belirlenmesinin hatalı olduğunu, aktif dönem hesabının fazla yapıldığını belirterek kararın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza mahkemesinde alınan raporlar ile İlk Derece Mahkemesince İTÜ Ulaştırma, Karayolu ve Trafik Öğretim Mensubu bilirkişilerden alınan raporun birbirleri ile örtüştüğü, dosya kapsamı ile uyuştuğu anlaşıldığından eşit kusurlu olduklarının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı,
İlk Derece Mahkemesinin davalı Hünkar'ın tanık dinletme talebinin reddine dair kurduğu ara kararı hatalı olsa da ceza mahkemesinde bu tanık dinlenmiş olup beyanı dosya içeriğinde bulunduğundan ayrıca İlk Derece Mahkemesinde dinlenmemiş olmasının yenilik doğurmayıp sonuca etkisi bulunmayacağından buna yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı, kaza tarihindeki gelirin esas alınmasının ve hesap raporundaki verilerin yerinde olduğu, cismani zarar nedeniyle manevi tazminata davacının hak kazandığı, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması,
maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf yargılaması sonucu harçların hatalı hesaplandığını ve davalının fazla harca mahkum edildiğini, mahkemenin tanık dinleme talebinin reddine dair verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, ceza mahkemesi dosyasında yapılan inceleme ve hukuk mahkemesi dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen teknik hususların Adli Tıp Kurumu raporunda dikkate alınmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunun hatalı olduğunu, teknik hususlara dikkat edilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, çelişkinin eksiksiz şekilde giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini, davacının meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
Davalı ... Kimya San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının eksik incelemeye dayalı olarak tespit edildiğini, davalı sürücüde kusurun olmadığını, kusur takdir edilecekse dahi tali oranda olması gerektiğini, fahiş bir kusur takdiri yapıldığını, manevi tazminatın da bu ölçüde fahiş hükmedildiğini, hesaplama raporunda hatalar olduğunu, davacının 2015 yılındaki geliri esas alınarak 2016,2017 ve 2018 yıllarının belirlenmesinin hatalı olduğunu, aktif dönem hesabının fazla yapıldığını, aracın zorunlu trafik sigortacısından herhangi bir ödeme alınıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; yaya olan ve karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya davalı ... Kimya San.Tic. A.Ş.'nin maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın 30.08.2015 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kusur oranlarının belirlenmesinin yerinde olmasına, ceza mahkemesinde alınan raporlar ile İlk Derece Mahkemesince Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Kürsüsü mensubu bilirkişilerden alınan raporun birbirleri ile örtüşmesine, davacı yaya ile davalı sürücünün kusurlarının eşit oranda olduğunun kabulü gerekmesine,
olay tarihi ve dosyanın gelmiş olduğu safahat dikkate alındığında ceza yargılamasında olaydan sonra dinlenen tanığın beyanının esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, hesap raporunda usul ve yasaya uygun olarak aktif dönemin doğru hesaplanmasına, aracın sigortacısı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının dosya kapsamında sabit olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine davacıda %37,0 oranında sürekli maluliyetin bulunduğuna yönelik belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. 30.08.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
Şu halde; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair kararı doğru görülmemiştir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI.KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davalı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1263, K. 2023/10920, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama