KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/12669 E., 2022/16639 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... vdl. aleyhine 21.07.2004 gününde verilen dilekçe ile kurum zararından kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 10.12.2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Hükmüne uyulan Dairemizin 10.11.2014 tarihli 2014/6723 Esas ve 2014/14916 Karar sayılı ilamında “hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, bilirkişi raporunda davalılardan ...’ın hangi görev ve hangi süredeki eylemleri nedeniyle sorumlu olduğunun açıkça yer almadığı, mahkemece bu bilirkişi raporunda belirlenen davalılar arasındaki kusur dağılımına göre davalılardan ... da dahil olmak üzere davalıların sorumluluğuna karar verildiği, mahkemece tüm davalıların görevleri ve görev yaptıkları süre gözetilerek sorumluluklarını irdeleyen yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davalılardan ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...’nın tüm, davalılardan ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılardan ...’ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12'nci maddenin birinci fıkrası, 16'ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda, davacının maddi tazminat istemi davalılardan ... yönünden tümden reddedildiğine göre anılan davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir.
Şu durumda mahkemece, davalılardan ... yönünden davanın tümden reddine karar verildiğine göre anılan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/12669, K. 2022/16639, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama