KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13381 E., 2025/8480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1976 E., 2022/1011 K.
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın sürücüsü, davalı ...'un ise maliki olduğu araç ile davacılara çarpması sonucunda davacıların yaralandıklarını, davalı ... aleyhine açılan ceza davasında sanık hakkında hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davalı sürücünün ve araç malikinin kaza sonrasında davacıların sağlık durumuyla ilgilenmediklerini, kazaya karışan aracın ticari taksi olduğunu, davalıların basiretli ve özenli davranması gerekirken bu şekilde davranmadığını, ilgili ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere davalı ...'nın kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu,
davacı ...'ın kaza sonrasında tekerlekli sandalyeye mahkum olduğunu, haksız fiil nedeniyle davacıların maddi ve manevi haklarının ihlal edildiği belirtilerek davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacı ... için de 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda davacıların tedbirsiz ve dikkatsiz bir şekilde yola inmeleri nedeniyle kusurlu oldukları, ceza soruşturması sonucunda Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporlar doğrultusunda sürücüye atfedilecek kusur bulunmadığının tespit edildiği, tüm bunların ardından ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/289 Esas, 2013/278 Karar sayılı dosyasında beraat kararı verildiği, ancak somut bir nedene dayanmayan Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/18460 E., 2015/8528 K. sayılı bozma kararının ardından sürücü hakkında ...
17. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/313 E., 2015/465 K. sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığı, davalıya atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde yaya olan davacıların kusurlu oldukları, ... 17. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında alınan raporda da bu durumun sabit olduğu, davalı sürücüye atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, ceza yargılamasında önce davalının beraatine karar verildiği, daha sonra bozma kararının ardından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacıların kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespitinin hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu yaralanan davacının maddi ve manevi tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13381, K. 2025/8480, 26 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama