KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13486 E., 2022/16281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... ...'nce veilen başvurunun kısmen kabulüne dair karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine ... tarafından verilen 16.01.2019 tarih 2019/İHK-629 sayılı davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 16.08.2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini 61.314,90 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... tarafından, başvurunun kısmen kabulü ile 15.762,89 TL’nin 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulü ile 9.050,61 TL’nin 18.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine dair karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen Katip Çelebi Üniversitesinden alınan 16.05.2018 ve 28.11.2018 tarihli raporların Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği ve %6,3 oranında maluliyet belirlendiği, Mersin Üniversitesinden alınan 21.12.2018 tarihli raporun da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği ve %3 oranında maluliyet belirlendiği, bu haliyle aynı mevzuata göre hazırlanan yakın tarihli maluliyet raporları arasında çelişki oluştuğu anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderici Adli Tıp Kurumu veya başka Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun ve davacının yaralanmasına yönelik uzman hekimin de yer aldığı heyetten rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13486, K. 2022/16281, 6 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama