KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1356 E., 2025/9640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3406 E. 2021/1500 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/422 E. 2018/304 K.
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava dışı hasta yakınları tarafından Kocaeli 1. İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda vefat eden hastanın yakınlarına 180.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiğini, hak sahiplerinin hüküm altına alınan miktarı tahsil için idareye başvurması üzerine ilamlı borç ve faizi toplam 298.387,15 TL tahakkuk ettirilerek 3.350,00 TL gelir vergisi kesintisi yapıldıktan sonra hak sahiplerine 295.037,15 TL'nin 30.05.2016 tarihinde ödendiğini, dava dışı hastanın 03.01.2009 tarihinde evinde bayılması üzerine götürüldüğü ...
Devlet Hastanesi Acil Serviste pratisyen hekim tarafından gerekli kontrol ve tetkiklerin yapıldığını, tomografi filminde beyinde kanama belirlendiğini, icap nöbetçisi nöroşirürji uzmanı davalı hekimin hastaneye çağrıldığını ancak hekimin çağrıya uymadığını, ertesi gün durumu kötüleşen hastanın tekrar telefon edilmesine rağmen hekimin yine gelmediğini ve aynı gün beyin ölümü ile bir hafta yoğun bakımda kalan hastanın vefat ettiğini, Yüksek Sağlık Şurasının 23.03.2012 tarihli raporunda acilden çağrılan icapçı hekim davalının hastaneye gelmemesi ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun bildirildiğini,
davalının kusuru ile kamu zararına neden olduğunu, idare tarafından ödenen 298.387,15 TL’nin ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin olay tarihinde Devlet hastanesinde nöroşirürji uzmanı olduğunu, hastaya tıbben gereken her şeyi yaptığını, herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin ceza almasının sebebinin tıbbi bir hata olmadığını, icapci nöbetçi olduğu dönemde telefonla yönlendirme yaptığını, gerekli bilgileri aldığını, çağrıldığı zaman gitmesi gerektiğini, hastanın hipertansiyondan dolayı gelmediğini, ilk şikayetinin düşme nedeniyle olduğunu, bu tür hastaların kontrole alınarak beklenmesi gerektiğini, bu prosedürün uygulandığını, müvekkilinin çağrılınca geldiğini ve gerekli müdahalaleri yaptığını, kusurlu olmadığını, illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 298.387,15 TL’nin ödeme tarihi olan 30.05.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti yapılmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hatalı tıbbi müdahale nedeniyle rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur.
Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir.
Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. ” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalının ... Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yaptığı, dava dışı hasta yakınları tarafından uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle Sağlık Bakanlığı aleyhine Kocaeli 1. İdare Mahkemesinin 2015/783 Esas sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davanın ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2. Bozma ilamının neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1356, K. 2025/9640, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama