KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13686 E., 2022/17814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ..., ... ve ... aleyhine 18.02.2013 gününde verilen dilekçe ile 2330 sayılı yasadan kaynaklanan rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar ... ve Ersin İnanç yönünden davanın reddine, davalı ... İnanç yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.01.2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR
Davacı vekili; davalıların 05.03.2010 günü Samsun Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polis memuru Volkan Akkaya'yı darp ederek yaraladıklarını, ceza yargılaması sonucunda davalıların cezalandırıldıklarını, polis memuru Volkan Akkaya'ya yaralanması nedeniyle 2330 sayılı yönetmelik gereğince, İç İşleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakdi Tazminat Komisyonu'nun 07.11.2012 tarihli ara kararı gereğince 13.602,00 TL tazminat ödenmesine karar verildiğini ve bu miktarın 15.11.2012 tarihinde polis memuruna ödendiğini belirterek 13.602,00 TL'nin 15.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının, davalılar ... ve Ersin İnanç hakkında açtığı rucüen tazminat davasının ispatlanamadığından reddine, davalı ... İnanç hakkında açtığı rucüen tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.902,80 TL'nin ödeme tarihi olan 15.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iş bu davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalılar ... ve Ersin İnanç'a yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı ... İnanç'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davalı ... İnanç'ın mirasçısı Emine İnanç tarafından dosyaya ibraz edilen 13.02.2019 tarihli dilekçede; davalı ... İnanç'ın davanın açılmasından sonra, yargılama devam ederken, 03.04.2015 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarının Samsun 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/605 Esas 2015/745 Karar sayılı ilamı ile mirası reddettikleri beyan edilmiştir.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır.
Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Ölen davalının en yakın mirasçılarının mirası reddettiğinin anlaşılmış olmasına göre; konunun iflas hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir.
Bu durumda, mahkemece tereke dosyasının akıbeti beklenerek, tasfiye memuru atanıp atanmadığının belirlenmesi, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunması gerekirken, açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir.
Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947. HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13686, K. 2022/17814, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama