KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13767 E., 2024/12140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/790 D.İş-2022/791
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü olan müvekkili ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün 05.04.2021 tarihinde yaptığı kaza neticesinde davacının %3 oranında malul kaldığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ayrıca adli tıp rapor ücretinin de davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.07.2022 tarihli dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile talebini 75.122,72 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekcesinde; davalıya usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmadığını, iyileşme süresinin beklenmediği, kusur oranını kabul etmediklerini, davacının müterafık kusuru olduğunu, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, faiz istemini kabul etmediklerini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, alınan hesap raporu ile 75.122,72 TL tazminatın belirlendiği ve davacının bu tutara göre davayı ıslah ettiği, kaza ve emniyet kemeri takılmaması arasında illiyet bağı olmadığı, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun tanzim edildiği, kusur raporu ile davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile başvurunun kabulüne 75.122,72 TL tazminatın 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilinin itiraz ettiği, maluliyet raporunun usule uygun olduğu, davalıya usule uygun şekilde başvuru yapıldığı, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davacı lehine maktu vekalet ücreti verildiği, davacının 2022 yılı gelirine göre hesaplama yapılmasında usulsüzlük olmadığı, davanın kısmi dava olduğu, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulsa dahi birden fazla ıslah yapılamayacağından ek rapor alınarak bilinmeyen dönem için kat sayı belirlenerek hesaplama yapılması talebinin reddine karar vermek gerektiği, müterafik kusur indirimi yapılması yönünde delil ibraz edilmediği gerekçesi ile tarafların itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmi dava açtıklarını, davacının gelirinin düşük belirlendiği, en son 7.319,62 TL ücret aldığını ancak 01.08.2022 tarihinde ise asgari ücretin 8.852,52 TL olduğunu ve asgari ücretin artış gösterirken davacı ücretinin 7.319,62 TL üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirkete usule uygun başvuru yapılmadığını, kusur oranı ve maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 05.04.2021 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ve rapor ücreti talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının, davalı şirkete 11.11.2021 tarihli dilekçe ile başvuru yapmış olmasına, hüküm kurmaya elverişli kusur raporu ile tarafların kusur oranlarının belirlenmiş olmasına, kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporunun tanzim edilmiş olmasına, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılmasının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi gereği işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacının % 3 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapan raporlarda; davacının çalıştığı işyerinden alınan 7.319,62 TL aylık ücret aldığı kabulü ile davacının bilinmeyen aktif süresi olan 26,29 yılı hesaplanmış, pasif sürede ise asgari geçim indirim dahil edilmeyen asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan hizmet döküm cetvelinde en son 2022 yılı çalışma karşılığı davacının aylık ücretinin 7.319,62 TL olduğu anlaşılmakta ise de davacının tüm aktif süre için bu ücreti alacağının kabulü ile hesaplama yapılması hatalıdır.
Tazminat hesabı yapılırken, davacının gelirinin belli olduğu dönemler için belirli olan gelir üzerinden hesap yapılması; gelirin belli olmadığı dönemler için ise belirli olan son gelirin o döneme ait yasal asgari ücretle mukayesesiyle saptanacak katsayı da esas alınmak suretiyle, her yıl için gelir % 10 artırılıp saptanan katsayı ile çarpıldıktan sonra bulunan bedel, % 10 iskonto edilerek işleyecek (bilinmeyen) devre zarar hesabı yapılması gerektiği gözetilmelidir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince yeniden bilirkişi raporu alınarak olay tarihindeki aylık net ücret ile hesap rapor tarihi arasındaki işlemiş dönem bordrolardaki -ikramiye dışındaki- aylık net ücretlerden hesaplanıp bilinmeyen dönem için son ücretinin net halinin asgari ücrete oranlanarak bulunacak gelir üzerinden hesaplattırılarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Anılan yön gözetilmeden tüm aktif sürede davacının 7.319,62 TL ücret alacağının kabulü ile hesaplama yapılması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13767, K. 2024/12140, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama