KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13840 E., 2024/11977 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/778 D.İş- 2022/817 K.
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca 16.06.2021 tarihinde çarpması sonucunda çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, dava öncesinde davalıya başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle organ kaybına uğradığını ve organ kaybı nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti için maluliyet raporu aldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 180.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 242.427,56 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dava öncesinde müvekkiline yapılan başvuruya müvekkilince cevap vermesi için öngörülen 15 iş günlük sürenin dolması beklenmeden Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, müvekkiline eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça alınan maluliyet raporunun Erişkinler Hakkında Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini ve yine 18 ayılık stabilizasyon süresi beklenilmeden rapor düzenlendiğinden maluliyet oranının belli olmadığını,
tazminat hebasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz hesap yönteminin kullanılması gerektiğini, müvekkilinin, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında kusur durumumun belirlenmediğini ve yine bu tutanakta yer alan tespitleri kabul etmediklerini, kusur durumunun tespiti için uzman bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 242.427,56 TL'nin 21.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 25.419,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği,
karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararda hükmedilen vekalet ücreti belirtilen ölçülere uygun olmadığına ve bu nedenle davalının itirazının kısmen kabulü ile,
kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve başvuran lehine 5.100,00 TL ücrete hükmedilmesine karar verilmiş, diğer itirazlarının ise alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre ve kaza ile illiyet kurulmak suretiyle düzenlendiği, hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafından dava öncesinde müvekkiline yapılan başvuruya müvekkilince cevap vermesi için öngörülen 15 iş günlük sürenin dolması beklenmeden Tahkim Komisyonuna başvuru yapıldığını, müvekkiline eksik evrakla başvuru yapılması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça alınan maluliyet raporunun Erişkinler Hakkında Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini ve yine 18 ayılık stabilizasyon süresi beklenilmeden rapor düzenlendiğinden maluliyet oranının belli olmadığını,
tazminat hebasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz hesap yönteminin kullanılması gerektiğini, ceza yargılamasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda davacının organ kaybı nedenine bağlı olarak yaralanıp malul kalması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1-Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği 16.06.2021 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 10.11.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre düzenlenmiş ise de; düzenlenen maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının sadece splenektomi (dalak çıkarılması) olarak tespit edildiği, kişiye ait meydana gelen diğer yaralanmaların iyileşme süresi tamamlanması sonrası maluliyet raporunun düzenlenebileceğinin ifade edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamına göre dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş olduğundan.
İtiraz Hakem Heyetince davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının bizzat muayenesi yapılmak suretiyle ve dava konusu olay nedeniyle davacının yaralanmasını bir bütün halinde değerlendirilecek şekilde rapor alınarak maluliyet oranının tespiti ve kaza ile illiyet bağının saptanması için ayrıntılı,
gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davaya konu kazanın gerçekleştiği 16.06.2021 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olup davacının maluliyeti bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiştir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen 10.11.2021 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının sadece splenektomi (dalağın vücuttan çıkarılması) olarak tespit edildiği, kişiye ait meydana gelen diğer yaralanmalar konusunda ayrıca rapor istenmediği anlaşılmaktadır. Şu durumda davacının talebi dalak maluliyetine ilişkin olup, daha fazla maluliyet iddiası olmadığına göre, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle talepten fazlasına konu olacak şekilde verilen bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13840, K. 2024/11977, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama