KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/13911 E., 2024/11978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/641 D.İş- 2022/641 K.
Karar Metni
1.126 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın sürücüsünün, yaya konumundaki davacıların kızına 21.06.2021 tarihinde çarpması sonucunda ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve kızlarının öldüğünü, davacıların kızının desteğinden yoksun kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 148.181,49 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, dosya içerisindeki beyanlara göre itfaiye aracının yaklaşması ile müteveffanın kendini yola attığını, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının esas alınması gerekirken, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile davacı ... için 61.631,78 TL ve davacı ... için 86.549,62 TL olmak üzere toplam 148.181,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı ... vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 8.812,13 TL vekalet ücretinin, davacı ... vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 12.051,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli, 29598 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği,
karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararda hükmedilen vekalet ücretinin belirtilen ölçülere uygun olmadığına ve bu nedenle davalının itirazının kısmen kabulü ile,
kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine ve başvuranlar lehine ayrı ayrı 5.100,00 TL ücrete hükmedilmesine karar verilmiş, hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ile progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatlarına uygun olması nedeniyle davalının diğer itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğunu, dosya içerisindeki beyanlara göre itfaiye aracının yaklaşması ile müteveffanın kendini yola attuğını, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan raporda müteveffa %75 kusurlu bulunmuş, müvekkili tarafından alınan raporda ise %85 kusurlu bulunmuş olmasına rağmen çelişkinin giderilmediğini,
tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerekirken progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacılara SGK tarafından yapılan bir ödeme bulunup bulunmadığı araştırılmadan tazminata karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacıların yaya olan kızına çarpması ve kızlarının vefat etmesi sonucunda kızlarının desteğini yitirmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1-Dosya içerisinde yer alan ve dava konusu olayın görüntülerine ait 22.06.2021 tarihli CD Çözümleme Tutanağında; müteveffanın refüj kaldırımı üzerine oturarak beklediği, müteveffanın elinde cep telefonu olduğu, müteveffanın bir anda yerinden kalkarak koşar vaziyette davalı sigortalı aracın önüne kendisini attığı, aracın duramayarak, müteveffaya çarptığı ve çarpmanın etkisi ile müteveffanın fırlayarak yere düştüğünün ifade edildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu olaya ilişkin olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında beyanı alınan bilgi sahiplerinden ...'ın 22.06.2021 tarihli beyanında; müteveffanın 21.06.2021 günü, saat 22:28 sıralarında kendisini arayarak intihar edeceğini ifade ettiğini ve yine saat 21:45'de müteveffanın kendisine intihar edeceğine dair mesaj attığını ifade ettiği, yine bilgi sahibi olarak beyanı alınan ...'ın 22.06.2021 tarihli beyanında;
müteveffanın kendisini bir binadan atacağını beyan ettiğini ifade ettiği, olayı gören ve bilgi sahibi olarak beyanı alınan ...'in müteveffanın yol kenarındaki kaldırımda oturduğunu ve telefon ile konuştuğunu, telefonu kapattığını ve ağlamaya başladığını, sonra aniden yoldan geçen ve normal bir hızda seyreden itfaiye aracının önüne koşarak atladığını ifade ettiği görülmüştür.
Dosyada mevcut olan ve kolluk görevlilerince tanzim olunan kaza tespit tutanağından davaya konu kazanın 21.06.2021 günü saat 22:50 sularında meydana geldiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde müteveffanın intihar etmek amacıyla davalı sigortalı aracın önüne kendisini attığı iddia edildiğine göre, öncelikle davalının bu iddiasının çözüme kavuşturulması gerekliliği karşısında olayın hakemlikçe çözümünün mümkün olmadığı, mahkemece çözümünün gerektiği anlaşılmış, bu nedenle dosyadan el çekilip usulden reddine kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz temyiz itirazlarının incelemesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2- Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 02.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulü ile destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulü ile kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine diğer itirazların reddine karar verilmiş olup bu karara karşı davalı tarafça temyiz yoluna başvurulmuştur.
Davalının ZMSS poliçesiyle sigortaladığı aracın sürücüsünün yaya konumundaki davacıların kızlarına 21.06.2021 tarihinde çarpması sonucunda ölümlü trafik kazası meydana gelmiş ve davacılar kızlarının desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesine göre davacıların çocuklarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini genel mahkemelerde dava yoluyla talep edebilecekleri gibi bu konuda Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde oluşturulan hakem heyetine başvurabilme hakkı bulunmaktadır.
Somut olayda yapılan ceza soruşturmasında ZMSS ile sigortalı aracın çarptığı yayanın ölümünün intihar olduğuna dair yeterli bilgi bulunmadığı gibi davalıya sigortalı aracın şoförünün asli kusurlu olduğu anlaşılmış olup hakemlikçe bu konuda alınan raporlara itibar edilerek karar verilmiştir. Bu şekilde uyuşmazlığın hakemlikçe çözülmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmamaktadır. Sigortacılık Kanunu'nun 30/14 f maddesindeki istisnai durumda söz konusu değildir.
Davacının adil yargılanma hakkı kapsamında bulunan hakeme başvurma hakkını ortadan kaldıracak şekilde hakem heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/13911, K. 2024/11978, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama