KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/1403 E., 2023/7605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/960 Değişik İş-2022/ 67Karar
- Sayısı
- İHK-2021/41760
- Hüküm/karar
- Davalının İtirazının Reddine/Davanın Kabulüne
- Sayısı
- K-2021/120284
Karar Metni
946 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün 03.10.2019 tarihinde çarpması neticesinde davacının %26 oranında malul kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 25.08.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 276.949,47 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya %17 maluliyet oranı, %25 kusur oranı üzerinden 02.02.2021 tarihinde ödeme yaptıklarını, davacının kendilerini ibra ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile yapılan ödemenin güncel miktarının tazminattan düşülmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren 18 aylık stabilizasyon sürecinin beklenmeden rapor alındığını, bu sürenin beklenmesi gerektiğini, başvurunun usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zira yazılı başvuru tarihinden itibaren 15 gün geçmiş olmasının tazminat davası açılmasının ön şartı olduğunu, davalıya usule uygun sağlık raporu ibraz edilmediğini,
davacının kendi müracaatı ile aldığı raporun hükme esas alınamayacağını, belirlenen oranın yüksek olduğunu, tazminat hesaplamasının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, faiz ve vekalet ücreti talebine itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın başvuranda kalıcı maluliyet olup olmadığı ve davalı tarafından ödeme yapılıp yapılmayacağı yönünde toplandığı, alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu neticesinde başvuranın kazada %25 oranında, davalıya sigortalı sürücünün ise %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplama neticesinde 180.367,05 TL, progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplama sonucunda ise 276.949,47 TL tazminat miktarının belirlendiği,
başvuranın talebini 276.949,47 TL olarak ıslah ettiği, gerekçesi ile başvurunun kabulüne ve 276.949,47 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %75 kusur oranının fahiş olduğunu, yeniden rapor alınması gerektiğini, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuranın sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, davalı vekilinin kusur oranına itiraz ettiği, alınan kusur raporunun olaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile uygun mevzuata göre Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilmiş sağlık kurulunca düzenlendiği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant yönteminin kullanılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, başvuran lehine nispi tam vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz aşamasında ileri sürdükleri nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 03.10.2019 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ıncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 inci maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, kusur raporu ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğunun belirlenmesine, hesaplamanın usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ... kararının 3. bendinde yer alan " 27.836,46 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.567,29 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1403, K. 2023/7605, 7 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama