Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 24/10/2017 tarih 2015/13072 Esas 2017/6281 Karar sayılı ilamında “Dosyanın incelenmesinde; davalıların nakdi tazminat ödemesini gerektiren haksız eylemin 17/02/2007 günü gerçekleştiği, davacı idarenin ise 14/07/2008 günlü Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile 2330 sayılı Kanun gereğince yaralanan dava dışı polis memuruna nakdi tazminat ödediği anlaşılmaktadır.Haksız eylem sonucu oluşan zarar olay gününde gerçekleşmiş olduğundan, davalıların sorumlu tutulacağı tazminat miktarı da olay günündeki verilere göre belirlenmelidir.
2330 sayılı Kanun’un 3. maddesinde yaralanan görevliye ödenecek tazminatın karar günündeki en yüksek Devlet memuru aylığı esas alınarak hesaplanacağı belirtilmekte ise de, buna göre hesaplanıp ödenen nakdi tazminatın tamamı davalılara rücu edilemez. Davacı idarenin, davalılardan kaynaklanmayan nedenlerle daha geç nakdi tazminat ödemesi, bu yüzden artan tazminat miktarından davalıların sorumlu olmasını gerektirmez.” ifadeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece olay tarihindeki verilerin esas alındığı hesap raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, söz konusu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihi 06/02/2009 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 26/01/2018 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 06/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.