KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14585 E., 2022/16701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından 08/02/2021 tarih 2021/İHK-1430 sayılı davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 18/12/2014 tarihinde davacının yolcu olarak içinde bulunduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın çarpışması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru üzerine sigorta şirketinin %5,1 maluliyet oranı üzerinden ödeme yaptığını ancak müvekkilinin maluliyet oranının %18’ e çıkmış olduğunu artan maluliyeti nedeniyle zararın tazmini için tekrar sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını, bu nedenle huzurdaki başvuruyu yapmak durumunda kaldıklarını iddia ederek,
oluşan zararlarının tazmini için belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli maluliyet tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta ... tarafından, talebin kabulüne, 106.876,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.03.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta ... tarafından, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı ... şirketine ilk başvurusu sırasında başvuruya eklediği 23.03.2018 tarihli Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığı Adli Tıp Kurul Raporunda maluliyet oranı %5,1 olarak belirlenmiş, davalı ... bu oran üzerinden hesapladığı sürekli iş göremezlik
tazminatını davacıya ödemiştir.
Davacı maluliyet oranının arttığını ve %18’e çıktığını iddia ederek bu defa Sakarya Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesinin 04.03.2020 tarihli maluliyet oranının %18 olduğunu belirten maluliyet raporu ile sigorta şirketine başvurmuş, sigorta şirketinin olumlu yanıt vermemesi üzerine huzurdaki Sigorta Tahkim başvurusunu yapmıştır. ... her iki rapor arasında çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınmasını istemiş, bu defa davacı iki rapor arasındaki çelişkinin nedenine, maluliyet oranının diğer raporlarda neden farklı belirlendiğine,
davacıda ilk rapor sonrası artan bir maluliyet bulunup bulunmadığına ilişkin değerlendirme içermeyen maluliyet oranının %15,2 olduğunu belirten Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.11.2020 tarihli raporunu dosyaya sunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu rapora dayalı olarak temyize konu karar verilmiştir.
Sunulan üç rapor arasında maluliyet oranları bakımından fark bulunmakla birlikte, bu farklılığın maluliyetin gelişen durum nedeniyle artan maluliyet olup olmadığı konusunda yapılan bir araştırma bulunmamaktadır. Raporun bu haliyle hükme esas alınması mümkün değildir.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, davacının kaza sonrası tüm tedavi belgeleri getirtilerek, davacının bizzat muayenesi yapılarak, dava konusu kaza nedeniyle sonradan gelişen durum ve artan maluliyet olup olmadığının tespitine yönelik en yakın üniversitelerin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli daha önce sunulan maluliyet raporları da değerlendirilmek ve çelişki doğması halinde çelişkiyi de giderecek şekilde davacıda gelişen maluliyet olup olmadığı, maluliyetinin derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla önceki raporlarında irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14585, K. 2022/16701, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama