KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14623 E., 2025/8153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/2429 Esas , 2022/1259 Karar
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan davacıya, davalı ...'un sürücüsü, davalı ...'un işleteni ve davalıya sigortalı olan aracın 27.06.2015 tarihinde çarpması neticesinde müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı lehine 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigortalının kusuru olmadığı bu nedenle sorumlu olmadıklarını, sigortalının tali kusuru olsa dahi davacının kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılması gerektiğini, maluliyet durumunun ispatlanmasını, aktüer sicile kayıtlı bilirkişiden rapor alınmasını, davacının hangi Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olduğunun araştırılarak alınmış tazminat olması halinde indirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza tespit tutanağı ve savcılık tarafından alınan kusur raporunda davalılara kusur verilmediğini, davacının aniden yola fırlaması nedeni ile olayın gerçekleştiğini, ibraz edilen maluliyet raporunda kalça kırığı nedeni ile tedavinin devam ettiğinin belirtildiğini, davacının akrabalarının tehdidi sonrasında 5 adet 400,00 TL lik senet verildiğini, kazada kusur verilmesi halinde dahi taleplerin sigorta şirketinden karşılanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yaya olan davacının 27.06.2015 tarihli trafik kazasında yaralanması nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, dosyaya Adli Tıp Kurumundan alının kusur raporunda davalıların kazada kusuru olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; dosyaya alınan Adli Tıp Kurumu kusur raporu ile soruşturma dosyasından alınan kusur raporunun birbirini teyit ettiği ve tanık beyanlarının da değerlendirilmesi neticesi davalıların kazada kusuru olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçeninde; kusur raporlarının hatalı olduğu, kazada davacının kusuru olmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, davacı yayaya 27.06.2015 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 05.04.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen kusur raporunda sürücünün kazada kusurunun bulunmadığı, davacının %100 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapılmasına, soruşturma aşamasında alınan kusur raporunda davacının kazada asli ve tam kusurlu olduğunun belirlenmesine ve davalı sürücü hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14623, K. 2025/8153, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama