KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14634 E., 2023/8964 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/154 E., 2020/252 K.
- Dava tarihi
- 19.07.2012
- Hüküm/karar
- Davanın Kısmen Kabulü
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya kasko poliçesiyle sigortalı araca çarpmasıyla sigortalı araçta hasar oluştuğunu, sigortalıya 13.853,00 TL. tazminat ödeyip haklarına halef olduklarını, davalının kusuruna denk gelen miktarda davalıya rücu haklarının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.389,75 TL'nin 27.08.2011'den işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;yetkiye, kusur ve hasara itiraz ederek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Adana 7. Asliye Ticaret Mahkemesince 23.09.2013 tarih ve 2012/937 Esas, 2013/462 Karar sayılı kararıyla verilen yetkisizlik kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.02.2014 tarih ve 2014/2236 Esas, 2014/2222 Karar sayılı ilamıyla onanmış; dosyanın gönderildiği Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2014/274 Esas, 2016/143 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 8.311,80 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 27.03.2017 tarihli 2016/8782 esas, 2017/3237 karar sayılı ilamıyla; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, '' 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Sonucu açık ve belli durumlar ayrık olmak üzere, trafik kazalarında hasarın tespiti de uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmalıdır. Somut olayda, hasar miktarını belirlemede yeterli olmadığı anlaşılan avukat kişinin düzenlediği raporun hükme esas alınması doğru değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, makine mühendisi uzman bilirkişiden hasar yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak, sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 20.02.2018 tarihli ve 2017/11 Esas, 2018/60 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile 10.389,00 TL'nin 27.08.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2018/2142 esas, 2020/4047 karar sayılı ilamıyla; '' Mahkeme tarafından verilen bozma öncesi kararda, davalının kazada % 60 oranında ve davacıya sigortalı araç sürücüsünün % 40 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren ATK raporunun hükme esas alındığı ve davalının % 60 kusuruna denk gelen tazminat miktarı için kısmen kabul kararı verildiği; ilk kararın davacı yanca temyiz edilmediği ve sadece davalı tarafından temyiz edildiği; kararın davalı yararına bozulduğu;
bozmadan sonra yapılan yargılamada, bozma sebebi yapılmadığı halde, kazadaki kusur oranları için yeniden belirleme yapan (davalının % 75 ve davacı sigortalısının % 25 oranında kusurlu bulunduğu) rapor benimsenerek davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Diğer yandan; bozma öncesi kararda, faiz başlangıç tarihi dava tarihi (18.07.2012) olarak belirlendiği halde, bozmadan sonra verilen kararda davacının ödeme tarihi olan 27.08.2011 tarihinden itibaren faize karar verilmiştir. Mahkeme ilk kararının davalı yararına bozulmasıyla, bozmadan önceki ilk kararda belirlenen % 60 kusur oranı ve bu kusura denk gelen tazminat miktarı ile faiz başlangıç tarihi yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bozmaya uyan mahkeme tarafından, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak ile aleyhe hüküm kurma yasağı ilkeleri gözetilerek, bozma kapsamında alınan hasar raporundaki miktardan % 60 davalı kusuruna denk gelen bölüm için hüküm kurulması; faiz başlangıç tarihi yönünden de ilk kararla oluşan usuli kazanılmış hakkın gözetilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda bozma öncesi alınan 15.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan hasar miktarının %60 kusura denk gelen kısmı olan 8.311,80 TL miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, mahkemece verilen 24/03/2016 tarihli karar davacı tarafça temyiz edilmediğinden davacı yönünden ilk hükümde belirlenen vekalet ücreti kesinleşmiş ve bu yönden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.311,80 TL’nin 18.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 29.07.2011 tarihli trafik görevlilerinin raporuna göre araçtaki hasarın sadece ön tampon çamurlukta olduğu, hasarın sacdan ibaret olduğunu, sacın değerinin Ceyhan Ticaret Odası'ndan sorulmasına yönelik talebinin mahkemece kabul edilmediğini, savunmanın eksik kaldığını, bilirkişi tarafından araştırma yapılmadan sadece servis faturasının yorumlanarak rapor düzenlendiğini, gerçek zararın mahkemece belirlenmesi gerektiğini, bozma kararının 2. bendi gereğince incelelenmeyen temyizinin de incelenmesini talep ederek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kasko poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. Maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı kanun) 427 inci ve devamı maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 inci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14634, K. 2023/8964, 11 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama