KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14827 E., 2024/12425 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/733 E., 2022/733 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 17.08.2017 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu aynı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanıp sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 30.05.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 196.541,42 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa yapılan ödemenin yeterli olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının %7 oranındaki maluliyeti üzerinden TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre usulünce hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 196.541,42 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 27.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata uygun şekilde düzenlendiği, aktüer raporunun denetime elverişli olduğu, ancak davacı lehine maktu ücretin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınan aktüer raporunun denetime elverişli olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, faiz ve vekalet ücreti belirlemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, kusur tespitinin oluşa uygun bulunmasına, davacının müterafik kusurlu olduğu iddiasının ispatlanamamasına, vekalet ücreti ve faiz belirlemesinin isabetli olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.08.2021 tarihli raporda, davacının 17.08.2017 tarihli kaza sonucu yaralanması nedeniyle epilepsi ve burun kırığına bağlı maluliyetinin oluştuğu belirtilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti tarafından söz konusu raporun geçerli olduğu kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.
Hükme esas alınan maluliyet raporu her ne kadar kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınmışsa da söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun iki adli tıp uzmanı hekim ve bir ortopedi uzmanından oluştuğu, davacı yönünden belirlenen maluliyet oranı kapsamında epilepsi arazından kaynaklı oranın da bulunduğu, ancak heyet içerisinde nöroloji uzmanı olmadığı görülmüş olup bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve davacının özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen epilepsi rahatsızlığı nedeniyle sürekli iş göremezliğinin oluşup oluşmadığı veya bu bulgunun, sürekli iş göremezlik oranını artırıp artırmadığı,
kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı, ömür boyu sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilerek içerisinde nöroloji uzmanı bulunan davacının ikametine yakın üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümlerinden rapor alınıp (kararın davacı tarafından bu yönden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14827, K. 2024/12425, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama