KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14856 E., 2024/13853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/840-2022/840
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 12.11.2020 tarihli çift taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsü olan davacının yaralandığını ve maluliyeti oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 4.501,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 5.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 122.005,08 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 4.738,98 TL olmak üzere toplam 126.744,06 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamı dışında kaldığını, faiz talebinin haksız olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve alınan aktüer bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 122.005,08 TL ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 4.738,98 TL olmak üzere toplam 126.744,06 TL tazminatın 03.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olduğu, hesap raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, faiz belirlemesinin içtihatlara uygun olduğu, ancak davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmayacak şekilde 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne ve kararın düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı yönünden maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına, vekalet ücreti belirlemesinin içtihatlara uygun bulunmasına, davacının müterafik kusuru bulunduğu iddiasının ispatlanamamasına göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelendiğinde;
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan Düzce Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 02.12.2021 tarihli raporun, engelli sağlık kurulu raporu olarak düzenlendiği, bu raporda davacının trafik kazası sonrası sol ayağında bulunan metatarsal kemikte kırık oluştuğu ve bu alt ekstremite yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının %7 olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. 12.11.2020 kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olup maluliyete konu yaralanmanın niteliği gözetildiğinde ortopedi ve travmatoloji uzmanının da içinde bulunduğu heyetten rapor alınması gerekirken maluliyet raporunda bu hususa uyulmamış olması doğru görülmemiştir.
Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının tüm tedavi evrakı ve raporları temin edilip davacıyı bizzat muayene etmek suretiyle en yakın üniversite adli tıp anabilim dalı başkanlığından içinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı doktorunun da bulunduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz maluliyet raporunun esas alınarak sonuca gidilmesinin isabetli olmadığı anlaşılmıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; kazaya ilişkin kolluk görevlilerince tanzim edilen kaza tespit tutanağında davacı sürücünün tam kusurlu bulunduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kazada kusurlu olmadığının tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunda ise davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu, davacının ise kusursuz bulunduğunun bildirildiği, İtiraz Hakem Heyetince de davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama makamlarınca söz konusu kusur raporuna neden itibar edildiği, gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ile rapor arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden kusur oranları arasında oluşabilecek çelişkiyi de giderecek mahiyette, oluşa uygun, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14856, K. 2024/13853, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama