KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14911 E., 2022/16712 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarafından 10.12.2020 tarih 2020/İHK-27423 sayılı davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 03.11.2019 tarihinde müvekkilinin oğlunun çift taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, müvekkilinin oğlunun desteğinden mahrum kaldığını, bu nedenle sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak zararın karşılamadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından, talebin kısmen kabulüne, 45.086,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta ... tarafından, davalı vekilinin itirazlarının reddine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43.) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, müteveffa yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasında müteveffa ile davalı ... tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün arkadaş oldukları, davacının doğum gününü kutladıkları ve kutlama dönüşü, sürücünün davacı ve diğer arkadaşlarını evlerine bırakması sırasında kazanın oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, kazanın meydana geldiği esnada yapılan taşımanın sırf desteğin yararı için yapıldığına ilişkin somut ve muteber bir bilgi, belge bulunmadığı gerekçesi ile davalının hatır taşıması itirazının reddine karar verilmiştir. Oysa desteğin davalı tarafın sigortaladığı araçta menfaat temini taşındığı sabit olmadığı gibi, kaza desteğin doğum günü kutlamasından döndükleri sırada gerçekleşmiştir.
Bu durumda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-... ... tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Yasası 30/17 madde ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14911, K. 2022/16712, 12 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama