KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/14999 E., 2024/12433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/638 D. İş, 2022/625 K.
Karar Metni
1.090 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2020 tarihinde davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu motosiklet sürücüsü olan davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek ve belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 2.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 5.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini 9.298,84 TL geçici, 72.918,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 82.217,11 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapmadığını, maluliyet raporunun kaza tarihindeki Yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, müvekkilince dosyaya sunulan medikal görüşte maluliyet oranının düşük tespit edildiğini, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan ödeme alınıp alınmadığının tespiti, alınmış ise alacaktan mahsubunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren kanuni faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak, davacının talebinin kabulü ile 82.217,11 TL tazminat bedelinin 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara vaki itirazlarının kısmen kabulüne, anılan karar kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm oluşturulmasına. "6.1.
Başvuranın talebinin kısmen kabulü ile 72.918,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatın 03.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ....’den alınarak başvuru sahibine ödenmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin (9.298,84 TL) reddine, 6.2.
Başvuran tarafından ödenen 100,00 TL başvuru ücreti, 1.134,00 TL ıslah harcı, 625,00 TL bilirkişi ücreti, 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.867,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranında 1.656,28 TL’nin davalıdan tahsil edilerek başvurana verilmesine, fazlasının başvuran üzerinde bırakılmasına, 6.3.
Davalı tarafından ödenen 1.233,00 TL itiraz başvuru ücretinin kabul/ret miktarı dikkate alınarak 139,46 TL’nin başvurandan alınarak davalıya verilmesine, fazlasının davalı üzerinde bırakılmasına, 6.4. Başvuran vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde geçerli olan AAÜT ve 5684 sayılı yasanın 30/17. maddesi uyarınca 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile başvurana verilmesine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; davacı-müvekkili lehine 1/5 oranında avukatlık ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici işgöremezlik tazminatının, Poliçe kapsamına girdiğinin kabulü gerekçede yer almışken yaştan dolayı reddinin de hatalı olduğunu, geçici işgöremezlik talebi reddedilecek ise de karşı yana hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 olarak hesaplanması gerekirken asgari tarife üzerinden hesaplanmasının da hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru sahibinin müvekkiline usulüne uygun başvuru yapmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre hesap edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, aktif çalışma hayatı ispatlanmayan kişiler için geçici iş göremezlik tazminat hakkının olmadığını, SGK’dan ödeme alınıp alınmadığının tespiti, alınmış ise alacaktan mahsubunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte,
müvekkili şirketin Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru tarihinden itibaren kanuni faizden sorumlu olabileceğini, başvuru sahibi lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek arz edilen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere davaya konu kaza ile ilgili olarak yapılan ceza yargılamasında karara esas alınan kusur bilirkişi raporu ile yapılmış olan tespit neticesinde verilen kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması şeklinde olup denetimden geçmeden kesinleşmiş olmasına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre şerit ihlalinin asli tam kusur oluşturmasına,
davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, geçici iş göremezlik tazminat tutarını 9.298,84 TL, sürekli iş göremezlik tazminat tutarını 72.918,27 TL olarak hesaplamış olan aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, taraflar için vekalet ücretinin karar tarihindeki Tarife hükümlerine uygun biçimde saptanmış olmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.12.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında, davacı sürücünün kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu; ceza soruşturması sırasında alınan kusur bilirkişi raporunda ise davacı sürücünün KTK 52/1-a maddesini, davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün ise KTK 57/1-c maddesini ihlal etmiş olması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiği görülmüşse de, Hakem Heyetince yeni bir kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağına itibar olunarak davacının kazada kusuru olmadığının kabulü ile hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması,
ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dosyada kusur raporu alınmadan kaza tespit tutanağı ile yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan; sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14999, K. 2024/12433, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama