KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15107 E., 2023/2629 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Hüküm/karar
- Red
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2016/11293 Esas, 2019/7087 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... hakkında yapılan takiplerin semeresiz kaldığını, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 20.09.2013 tarihinde davalı annesi ...'a sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.10.2015 tarihli ve 2014/331 Esas, 2015/475 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2016/ 11293 Esas, 2019/7087 Karar sayılı ilâmı ile;
"...Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacı alacaklının dayandığı 12.05.2014 keşide tarihli 40.000 TL bedelli ve 22.05.2014 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli çeklerden kaynaklı alacağını Bakırköy 4. İcra Müdürlüğünün 20148122 ve 08.06.2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağını da 2018/8828 sayılı dosyaları üzerinden takibe koymuş olup borçlu ...’a ödeme emirlerinin tebliğ edilemediği ve takibin kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
14.04.2014 keşide tarihli 50.000,00 TL bedelli çekten kaynaklı alacağın takibe koyulduğu 2014/5963 sayılı dosyasından ise İİK'nun 105. maddesi anlamında aciz belgesi niteliğinde sayılabilecek bir haciz yapılamamıştır. Dolayısıyla da dava ön koşulunun somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır..." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, borçlu adresinde haciz yapıldığını, kararın hatalı olduğunu belirterek, mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, 28.04.2014 tarihli haciz de adrese girilemediği , dolayısı ile adreste bir haciz yapılmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,
Dosyanın Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15107, K. 2023/2629, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama