KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15110 E., 2023/12671 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1148 E., 2022/1406 K.
Karar Metni
1.034 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Ticaret Anonim Şirketi 2. ... vekilleri Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/ Esastan Ret
Taraflar arasındaki haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı e ait Telekomünikasyon ünvanlı işyerinde elektronik teknikeri olarak çalıştığını, müvekkilinin 06.03.2014 tarihinde İkonya Konutları İş Merkezi'nde bulunan Cansın Pazarlama şirketinin güvenlik sistemlerini yaptığı esnada işyerinin sigortasının attığını, bunun üzerine sigortayı kaldırmak için İkonya Konutları İş Merkezi görevlisinin yanına giderken ortalığın karanlık olması nedeniyle yaklaşık üç metre yükseklikten merdiven boşluğuna düşerek yaralandığını,
bu kaza ile ilgili olarak Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/346 Esas sayılı dosyası ile İkonya Konutları İş Merkezi inşaatının şantiye şefi olan davalı ... hakkında kamu davası açıldığını, ceza dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporunda olayın iş kazası olduğu ve davalı ...'nin asli kusurlu olduğunu, davacı ...'ün ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ceza mahkemesinde davalı ... 'nin cezalandırılmasına karar verildiğini, bu kaza nedeniyle davacı müvekkilin sol kulağında önemli derecede işitme kaybı meydana geldiğini,
belinde meydana gelen kırık ve çatlak nedeniyle sürekli bel ağrısı çekmekte ve artık merdivene çıkamadığı için küçük yaşta beri eğitimini aldığı elektronik teknikerliği işini yapamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini 330.621,75 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkilleri nezdinde hiç çalışmadığını, bu nedenle de davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının kaza nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarardan dolayı müvekkillerine hiçbir kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceğini, Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/346 Esas sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanları ile meydana gelen kazanın davacının kendi kusurundan kaynaklandığının ortaya çıktığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusunda uzman bilirkişilerden alınan kusur raporunda davalıların %70 oranında, davacının %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet raporuna göre davacının %38,2 oranında sürekli maluliyeti olduğunun anlaşıldığı,
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi, caydırıcılık ilkesi, hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 131,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 3.400,00 TL Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanmayan tedavi gideri alacağının,
326.990,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporu ile ceza dosyasında alınan kusur raporlarının çelişkili olduğunu, davacının girilmesi yasak olan şantiye sahasına gece vakti izinsiz ve tedbirsiz olarak girmesi neticesinde düşmesi sonucu yaralandığını, davaya konu olayın tamamen davacının kendi kusuru ile meydana geldiğini, İlk Derece Mahkemesince deliller tam olarak değerlendirilmeden ve tanıklar dinlenmeden karar verildiğini,
davacının sürekli iş göremezlik oranının 5510 sayılı Kanun'a uygun şekilde tespiti yapılmadan hüküm kurulduğunu, ceza dosyasında alınan adli tıp raporunda davacının yaralanmasının duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince alınan 08.06.2021 tarihli raporda davacının %4,1 oranında sürekli malul olduğunun tespit edildiği,
kazanın üzerinden yıllar geçtikten sonra alınan 05.08.2021 tarihli raporda ise %38,2 oranında maluliyet tespit edildiğini, kazadan sonra hiçbir maluliyeti olmayan davacı için takdir edilen %38,2 oranındaki maluliyet oranının kabulünün mümkün olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur raporunun konusunda uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlendiği, davacının kusurunun illiyet bağını kesecek düzeyde olmadığı, Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik ve davacının mesleği gözetilerek düzenlendiğini, daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde gerekçelendirildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56 ncı maddesi hükmüne ve 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkelere uygun şekilde manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının, davalı şirkete ait olup diğer davalının şantiye şefi olduğu inşaatın merdiven boşluğuna düşmesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 51 ve 56 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmasına, ceza dosyasında kesinleşen kusur oranı ile hükme esas alınan kusur raporunun uyumlu olmasına, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş olmasına, hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15110, K. 2023/12671, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama