KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15119 E., 2023/10301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/631 E., 2022/331 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi
Karar Metni
964 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat alacağına dayalı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sigortalısının yaralanmasına sebep olan araç sürücüsü ve trafik sigortacısından trafik kazası sebebi ile yaralanan ve tedavi gören sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın davalının 4/8 kusur oranına tekabül eden tutarı için başlattıkları icra takibine davalı borçluların haksız itiraz ettiğini belirterek borçluların icra takibine yönelik haksız itirazlarının iptaline, icra takibinin devamına, icra inkar tazminatının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; esasa ve faize dair itirazlarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2011 tarihli ve 2007/161 Esas, 2011/20 Karar sayılı kararı ile; davacı-alacaklının itirazın iptali davasını icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açması gerektiği, bunun mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu nedenle iş bu davanın mahkemede dinlenme olanağının bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 17.10.2019 tarihli ve 2017/4347 Esas, 2019/9548 Karar sayılı kararı ile "Davacı/ alacaklı tarafından yetkili icra dairesinde icra takibi yapılmamış olmasına, davalı/borçlu.....'nın süresine icra dairesinin yetkisine ve borcun esasına itiraz etmiş olmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği; somut olayda, davalı/borçlu.....borca ve yetkiye itiraz etmiş yetkili icra dairesinin haksız fiilin vuku bulduğu Görele İcra Daireleri olduğunu belirttiği, diğer davalı/borçlu Koç Allianz A.Ş'nin ise sadece borca itiraz etmiş olduğu, icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği,
bu durumda, mahkemece, davalı ... şirketi yönünden yetki itirazı bulunmadığından davalı ... şirketi yönünden dava tefrik edilerek davanın esası hakkında inceleme yapılarak davanın sonuçlandırılması gerekirken yazılı şekilde davanın dinlenme olanağı bulunmadığından tümden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 07.07.2022 tarihli ve 2020/631 Esas, 2022/331 Karar sayılı kararı ile; 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler uyarınca tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğu gerekçesiyle davacı tarafından davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece her ne kadar davanın esastan reddine karar verilmiş olarak görünse de karar gerekçesine bakıldığında davanın konusuz kaldığından dolayı usulden reddine karar verildiğini, bu nedenle mahkemenin gerekçesi ile uyuşmayan usule aykırı kararının kaldırılması gerektiğini, davanın kanun gereği konusuz kaldığına karar verilmiş ise de kanun konusuz kalan poliçe limiti ile sınırlı olan alacaklar için olup iş bu dosyada davaya konu alacağın poliçe limitini aşıp aşmadığı incelenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
dosyada tefrik kararı verilip esasa girilip karar verilmesi gerekirken aksi yönde eksik inceleme ile karar verilmiş olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının bozulduğunu, bozma ilamında kanun değişikliğinden bahsedilmediği gibi taraflar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunması gerektiği yönünde bir ibare de bulunmadığını, mahkemenin gerekçesinin bu yönü ile de kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan ve davacı kurumca ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi birinci fıkrası, geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 91 ve 98 inci maddeleri, 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu ve geçici 1 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirildiği, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı esası getirildiği,
6111 sayılı Kanun'un, yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 1 inci maddesi ile de, bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de yine, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı belirtilmiştir.
Davacı taraf, dava ve icra takibi tarihi itibari ile dava açılmasında haklı olup davanın konusuz kalmasına neden olan kanun, 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'dur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderinin takdir edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu hali ile yasa değişikliği nedeni ile dava konusuz kaldığından mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden dava başında haklı olan davacı taraf lehine hüküm kurulması gerekirken bu yön gözetilmeksizin 6111 sayılı Kanun'la 2918 sayılı KTK'nın 98 inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
05.10.2023 tarihinde Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerektiği düşüncesiyle Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15119, K. 2023/10301, 5 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama