KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15249 E., 2024/12592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/916 Değişik İş, 2022/917 Karar
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 07.09.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 17.01.2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 05.05.2022 tarihli dilekçesiyle talebini 166.438,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 810,67 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 167.249,16 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuran tarafça tek taraflı olarak alınan rapor ile medikal şirket tarafından alınan rapor arasında çelişki bulunduğundan maluliyet oranının tespiti için başvuranın ikametgahına en yakın bir Üniversite Hastanesinden veya adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkiyi giderir şekilde rapor alınması gerektiğini, kusur oranının tespiti gerektiğini, başvuranın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti ile takılı olmaması halinde %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz türünün yasal olması gerektiğini,
karşı vekalet ücretine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) belirlenen tutarın 1/5'i oranında karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Başvuru sahibinin talebinin kısmen kabulü ile; 166.438,49 TL sürekli işgöremezlik tazminatı bedelinin 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla) sigorta kuruluşundan alınarak başvuru sahibine ödenmesine, 810,67 TL'lik geçici iş göremezlik talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 02.12.2021 tarihli raporun, kaza tarihine göre dikkate alınması gereken Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, Yargıtay kararları doğrultusunda, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplamada herhangi bir isabetsizlik görülmediği, somut uyuşmazlıkta sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan başvuru sahibinin trafik kazasının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı,
trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde başvuru sahibinin emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, dosya kapsamı incelendiğinde, başvuru sahibinin maluliyetine etken yaralanmasında, önlem eksikliğinden kaynaklı ihmalinin mevcudiyetine dair delile rastlanmadığı, başvuru sahibi lehine tam vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan medikal incelemede Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre zarar görenin %0 oranında tüm vücut fonksiyon kaybına uğradığının belirtildiği, başvuran tarafça tek taraflı olarak alınan rapor ile medikal şirket tarafından alınan rapor arasında çelişki bulunduğundan maluliyet oranının tespiti için başvuranın ikametgahına en yakın bir Üniversite Hastanesinden veya adli tıp uzmanı bilirkişi heyetinden raporlar arasındaki çelişkiyi giderir şekilde rapor alınması gerektiğini,
başvuranın kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespiti ile takılı olmaması halinde %20'den az olmamak üzere müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, karşı vekalet ücretinin AAÜT'de belirlenen tutarın 1/5'i olarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ..., babası olan ...'in sürücüsü, annesi olan ...'in işleteni olduğu araçta yolcu konumunda iken 07.09.2014 tarihinde meydana gelen ve 30.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre babası ...'in kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu çift taraflı trafik kazası sonucunda yaralanarak malul kalmıştır. Eldeki davada, davalı ... şirketinin davacının babasının sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ve davanın 2005 doğumlu ...'e velayeten kanuni temsilcileri olan annesi ... ve babası ... tarafından açıldığı görülmektedir.
4721 sayılı Kanun'un 426 ncı maddesinde temsil kayyımı gerektiren haller düzenlenmiş olup, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa vesayet makamı, ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar. Temsil kayyımı atanmasına konu menfaat çatışmasının tarafları, temsil olunan ile onun yasal temsilcileridir. Küçüğün menfaati ile yasal temsilcinin menfaati arasında salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı da temsil kayyımı atanması için yeterlidir.
Eldeki davada davacılar anne .... ve baba ... küçüğün velisi ve dolayısıyla yasal temsilcisi ise de, davacı ... trafik kazasına asli kusuruyla sebebiyet vermiş olup hükmedilecek tazminatın rücuen tahsili isteminde bulunulması ihtimalinin varlığı nedeniyle yasal temsilci olan anne ve babanın menfaati ile küçüğün menfaati bu davada çatışmaktadır. Bu sebeple kanuni temsilci anne ve baba küçüğü temsil edemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, davacı küçüğe temsil kayyımı atanması için davacı yana süre verilmesi, bu işlem yönünden taraflardan süre uzatımına muvafakat istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kayyım tayin edilmesi ve kayyımın davaya iştiraki sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15249, K. 2024/12592, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama