KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15295 E., 2024/3186 K.·Asıl Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/548 esas-2022/455
- Davalılar
- 1- Güneş Sigorta A.Ş. vekili Avukat ...
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
2.... vekili Avukat ...
BİRLEŞEN DAVADA
KARAR
Davanın Kısmen Kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Davacıların desteğinin sürücüsü olduğu motosikletle davalı ... sigortanın sigortalısına ait kamyon ile çarpışması sonucu motosiklet sürücüsünün ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalan davacılar destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesi motosiklet sürücü desteğin %100 kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
Davacıların temyizi üzerine en son olarak 17. Hukuk Dairesi Güneş sigorta yönünden temyiz talebinin reddine ... yönünden davacıların üçüncü kişi olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar vermiştir.
Bozmadan sonra mahkeme Güneş sigorta yönünden önceki karar kesinleştiğinden hüküm kurmaya yer olmadığına ... yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Dosyanın incelenmesinde; Davacıların desteği olan motosiklet sürücüsü desteğin %100 kendi kusuru ile kendisinin ölümüne neden olduğu anlaşılmaktadır.
Sorumluluk sigortalarında sigortalı/işletenin kendisinin ölümü ve yaralanması sonucu kendi sorumluluk sigortasından tazminat talep edip edemeyeceğine karar vermek için öncelikle sorumluluk sigortasının sorumluluk kapsamını iyi belirlemek gerekir. Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu riskini teminat altına almaktadır.
Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır.
Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortasının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Ancak işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlıklı 1473. maddesine göre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır.
Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz.
Kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Motosiklet sürücüsü desteğin %100 kusuru ile kamyona çarparak kendi ölümüne neden olduğu destekten yoksun kalma zararlarından zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumlu olabilmesi için ölen kişinin sigortalı/işleten ve sürücü dışında üçüncü bir kişi olması gerektiği ölen sürücünün üçüncü kişi olmadığı anlaşılmasına göre davanın reddi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin kabul kararının Çoğunluk tarafından onanması yönünde ki kararına katılmamaktayım. Üye
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15295, K. 2024/3186, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama