KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15498 E., 2022/17498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davası üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
...'nce hükmüne uyulan Dairemizin 30.11.2021 tarih, 2021/6555 Esas ve 2021/9455 Karar sayılı ilamında Karayolu Trafik Kanunu’nun 91. maddesi gereği, KTK 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak yeni genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden önce düzenlenen poliçelerde uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Somut olayda davacı taraf sürücü olan desteğinin sevk ve idaresindeki araçla %100 kusurlu olarak tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Sigortalı Hasan Toroslu ile davalı ... arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 23.01.2010-23.01.2011 tarihleri olup, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmeyecektir.
Açıklanan gerekçelerle davacının davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğu gözetilerek davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru görülmemiş ve karar bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.
...'nce bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; Heyetin 24/05/2019 -2019/İHK 5391 sayılı kararının kaldırılmasına, 22/02/2019- K-2019/15700 sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına karşı davalı ...Ş.'nin ileri sürdüğü itirazların reddine, davacı vekili tarafından ileri sürülen itirazların kabulüne, yeniden hüküm kurulmasına, talebin kabulü ile 78.847,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... kuruluşundan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu (ya da ileride sağlaması muhtemel olan) yardımın miktarı doğru biçimde belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği yoktur.
Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır.
Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Somut olayda, destek kaza tarihinde 56 yaşında olup evli ve bir çocuklu ölmüştür. Davacı desteğin oğludur. Hakem Heyetince hükme esas alınan 05/12/2018 tarihli hesap raporunda davacının %99 özür oranı dikkate alınarak müteveffanın hayatının sonuna kadar oğluna %30, eşine de %35 oranında destek olacağının kabulü ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dairemiz'in yerleşik uygulamaları gereğince, evli ve 1 çocuklu olarak vefat eden desteğin pay esasına göre, 2 payı kendisine ayıracağı, 2 payı eşine ve 1 payı çocuğuna ayıracağı kabulü ile hesaplama yapılması gerekmektedir.
Bu durumda Hakem Heyetince; Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle, tazminat miktarlarının belirlenmesi konusunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15498, K. 2022/17498, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama