KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15658 E., 2024/12503 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/957 Değişik İş – 2022/957 Karar
- Sayısı
- İHK-2022/53717
- Sayısı
- K-2022/236949
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.10.2014 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davasında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 11.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sunulan maluliyet raporunun incelenmesi için medikal firma görevlendirildiğini, medikal firma tarafından yapılan incelemede davacıda kaza nedeniyle maluliyet bulunmadığının tespit edildiğini, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, raporun Adli Tıp Kurumu (ATK)'ndan alınması gerektiğini, kask takılı olmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5' i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre başvuru sahibinin sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranı bulunmadığı tespit edildiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti' nce alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre davacıda maluliyet bulunmadığını tespit ettiği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alınan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan maluliyet yönetmeliğine göre düzenlendiğini, hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, kazada kırık oluştuğu, basit tıbbi müdahale giderilemeyecek derecede davacının yaralandığının açık olduğunu, bu yaralanmanın maluliyete yol açtığını, bu hususun rapor ile belirlendiğini, bu rapordan ayrılarak maluliyet olmadığı yönündeki tespitin çelişkili olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesi düzenlenen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan ve malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 04.10.2014 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda. Uyuşmazlık Hakem Heyeti' nce davacının sunduğu rapor ile davalı tarafından alınmış medikal firma raporu arasında çelişki olduğu belirtilerek, davacı muayene edilmeden bir adli tıp, bir ortopedi uzmanından oluşan heyetten maluliyet raporu alınmış, alınan bu raporda maluliyet bulunmadığının belirlenmesi üzerine davanın usulden reddine karar verilmiş. İtiraz Hakem Heyetine davacı tarafça yapılan itiraz aynı gerekçeyle reddedilmiştir. Ancak varılan sonuç hatalıdır.
Zira başvuruda sunulu maluliyet raporu ile yargılamada alınan maluliyet raporu aynı yönetmelik hükümlerine göre maluliyet belirlemesi yapmış olmasına rağmen, raporlar arasında davacının maluliyet oranı bakımından çelişki vardır. Raporlar arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, eksik inceleme niteliği taşımaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun şekilde,
bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden davacının yaralanması nedeniyle daha öncesinde yetkili sağlık kurullarından alınan ve dosyaya ibraz edilen tüm sağlık kurul raporları da irdelenmek ve aralarındaki çelişkiyi gidermek üzere rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15658, K. 2024/12503, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama