KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15703 E., 2025/8961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/510 E., 2022/991 K.
- İlk derece mahkemesi
- Muradiye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
- Sayısı
- 2021/262 E., 2022/131 K.
Karar Metni
650 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 05.05.2010 tarihinde davacılar ... ve ....' ün kızları yayaya, davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın çarpması ile oluşan trafik kazasında davacıların kızlarının vefat ettiğini, davacıların desteklerini yitirdiklerini ileri sürerek davacı ... için 10,00 TL, davacı ... için 10,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 20,00 TL tazminatın sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının ceza mahkemesinde beraat etmesinin hukuk hakimini bağlamayacağını, ceza mahkemesinde alınan kusur raporları ile kaza tespit tutanağının birbirleriyle çelişkili olduğunu, bu çelişkiler giderilmeden ceza mahkemesinde karar verildiğini, iş bu dava içinde çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin reddinin yerinde olmadığını, sürücünün tali kusurlu olduğunu, araçtaki kusurlar nedeniyle sürücünün yayayı görmediğini ve çarptığını, tüm bu hususlar değerlendirilmek ve çelişkiler giderilmek üzere rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yayanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak kaza tespit tutanağında, müteveffa yayanın "yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları dikkatsiz hareket etmeleri oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır kuralını ihlal ettiğini, araç sürücüsünün ise asli kusurlardan olan manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kuralını ihlal ettiği tespit edilmiştir.
Olaya ilişkin olarak Muradiye Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/169 Esas- 2011/97 Karar sayılı dosyasından yürütülen yargılamada, keşif sonucunda düzenlenen 06.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda, araç sürücüsünün KTK m. 47/1-d trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan diğer kural, yasak, zorunluluk ve yükümlülüklere uymamak kuralını ihlal ettiği belirtilmiş, müteveffa yayaya kusur verilmemiştir.
Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 22.04.2011 tarihli raporda; üç yaşındaki yayanın davranışlarının olayın oluşu üzerinde asli etkili olduğu, sürücünün ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Müteveffanın anne ve babasının katılmadığı ceza yargılamasında Asliye Ceza Mahkemesince sanığın beraatine ilişkin verilen karar yasa yollarına başvurulmadan kesinleşmiştir.
Eldeki tazminat davasının yapılan yargılamasında ise kusur raporu alınmamıştır.
Borçlar Kanunu uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Mahkemece ceza mahkemesince belirlenen oluşa göre kusur raporu alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Şu durumda Mahkemece, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, ceza yargılamasında alınan trafik bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporu ile hükme esas alınan kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15703, K. 2025/8961, 2 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama