KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15777 E., 2024/12644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/563 E., 2022/556 K.
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayaya çarpmasıyla oluşan 27.09.2020 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 50.569,43 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, maluliyete ilişkin raporun doğru yönetmeliğe göre düzenlenmediğini, kusur raporu alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında kalmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı ZMSS poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 50.569,43 TL tazminatın 22.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporunu kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, davacının ev hanımı olması nedeni ile asgari ücrete asgari geçim indiriminin dahil edilmesinin hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, tazminata başvuru tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, başvuru şartının gerçekleşmesine, hesaplama yönteminde hata olmadığının anlaşılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun düzenlenmiş olmasına ve hükmedilen vekalet ücretinde hata olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında davacı yayanın meydana gelen kazada kusurlu olduğu, kazaya karışan araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Sigorta Tahkim Komisyonunca aldırılan bilirkişi raporunda ise davacı yayanın meydana gelen kazada %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan rapora itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3.Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15777, K. 2024/12644, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama