KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15878 E., 2024/12495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/115 D.İş, 2022/107 K.
Karar Metni
1.213 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı motosikletin, davacının yaya konumundaki desteği olan eşine 02.11.2019 tarihinde çarpması sonucunda ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ve davacının desteğinin öldüğünü; davacının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve 50,00 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 250,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline talep etmiş; bedel arttırım dilekçesiyle talebini 90.170,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça başvuru esnasına nüfus kayıt örneğinin ve veraset ilamının sunulmadığını. usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkilinin defin giderlerinden sorumlu olmadığını,
Sosyal Güvenik Kurumu (SGK) tarafından davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının gelirinin tespit edilmesinde SGK kayıtları ile vergi kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine faize karar verilmesi halinde başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize karar verilmesi gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 90.170,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 12.516,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; bakiye ömrün ölüm tarihine göre belirlenerek hesaplama yapılması gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulüne ve resmi görevlilerce düzenlenen kaza tutanağında oluşan kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olması, davalı tarafça kazanın farklı bir şekilde meydana geldiğinin iddia ve ispat edilemeyişi nedeniyle, tazminat hesaplamasının %100 kusur oranına göre yapılmış olmasında bir hata olmadığı,
tazminat hesabında progresif rant yönteminin kullanılmasının Yargıtay içtihatlarının gereği olması ve başvuran lehine hükmedilen avukatlık ücretinin Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesi uyarınca ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 17 nci maddesi uyarınca tam avukatlık ücretine hükmolunmasında bir hata olmadığı gerekçesiyle bunlara yönelik itirazların reddine karar verilmiş ve başvurunun kısmen kabulü ile,
89.436,31 TL tazminatın 03.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak başvurana verilmesine fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 12.476,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 734,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça başvuru esnasına nüfus kayıt örneğinin ve veraset ilamının sunulmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini,
bakiye ömür tespitinin vefat tarihi itibariyle yapılması gerektiğini ve yine hesaplamanın vefat tarihi itibariyle başlatılması gerektiğini, bilinmeyen dönem hesabının agi dahil asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı motosikletin, davacının yaya konumundaki desteği olan eşine çarpması sonucunda davacının desteğinin ölmesi nedeniyle davacının, müteveffanın desteğinden yoksun kalması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı miktarının hesaplanması için aktüerya bilirkişisinden rapor alındığı ve alınan bu raporun hükme esas alındığı ve davalı vekilince verilen karara karşı itiraz yoluna başvurulduğu ve İtiraz Hakem Heyetince uzman aktüerya bilirkişisinden rapor alınmaksızın itirazların değerlendirildiği ve yeni bir hesap yapılmak suretiyle karar verildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazası soncunda tarafların talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Hakem Heyetince, herhangi bir aktürya raporu alınmaksızın davalının karara yönelik itirazlarının değerlendirilmesi ve hesaplama yapılması sonucunda eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 57/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek kuralı ihlal ettiği, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığının ifade edildiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalı ZMMS poliçesi bulunmayan motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4-Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15878, K. 2024/12495, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama