KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/15988 E., 2025/9400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1665 Esas 2022/1436 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Gebze 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/170 Esas 2021/95 Karar
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.10.2017 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, davacının kullanmış olduğu motosiklet ile herhangi bir fren manevrası yapmadığını, yolda fren izi mevcut olmadığını, davacı tarafın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığını, müvekkilinin kazada, hatalı dönüş sebebiyle kusurlu kabul edilse de sola dönüş esnasında müvekkilinin hızlı olamayacağını, ancak çarpışmanın şiddetli oluşundan, davacının hızlı motosiklet kullanması ile müvekkilinin hatalı dönüşte bulunması sebebiyle tarafların birleşik kusurundan dolayı kazanın meydana geldiğini,
maluliyet oranının mahkemece yeniden Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, davacının müvekkilinden kaza sebebiyle 150.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmasının açıkça sebepsiz zenginleşmeye yönelik bir talep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının %16 oranında malul kaldığını, 6 ay geçici iş göremezlik süresi belirlendiğini, kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, belirlenen manevi tazminatın son derece yetersiz olduğunu, hak ve nesafet kuralları gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalının kazada asli kusurlu olmadığını, davacı sürücünün hızını kontrol etmemesi, takip mesafesini ayarlamaması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, yol kusurunun değerlendirilmediğini, maluliyet oranının yeniden ATK'dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, manevi tazminatın fahiş belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı sevk ve idaresindeki araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan davacı sürücünün manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15988, K. 2025/9400, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama