KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16123 E., 2023/6930 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1787 E. 2022/1807 K.
- Hüküm/karar
- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne/Davanın feragat nedeni ile reddine
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/676 Esas, 2022/204 Karar
Karar Metni
896 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.03.2019 tarihinde Uğurmumcu Hatay kavşağında, 31 DZ 977 plaka sayılı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin kalıcı olarak engelli durumuna geldiğini belirterek 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği mevkide yeterli trafik levhasının bulunmadığını, davacının iddia edildiği gibi ihtiyaçlarını karşılayamayacak derecede engelli kalmadığını, bu durumun irdelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince sunulan 21.03.2022 tarihli dilekçe ile sigorta şirketi ile anlaşma sağladıklarını ve davadan feragat ettiklerini bildirdiği, dosyada mübrez vekaletnamede davadan feragat yetkisinin bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı kanun) 307 vd. maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde açtıkları davanın kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkin olduğunu, davalı sigorta şirketinin, dava açıldıktan sonra yaptığı ödeme nedeniyle davadan feragat edildiğini davalı sigorta şirketi ve diğer davalı araç sürücüsünün, dava açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin dava açmakta haklı olduğunu, açtığı dava sonucunda da haksız çıkmadığını, mahkemece davalılar yararına vekalet ücreti ile arabuluculuk ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasının talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihinden sonra yargılama devam ederken davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması nedeniyle davacı vekilinin maddi ve manevi ayrımı yapmadan davadan feragat ettiği, burada maddi tazminat davası yönünden hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş olup esasen davanın konusuz kaldığı, davacı tarafın davadan önce ödeme yapılmaması nedeniyle dava açmakta haklı olduğu,
davalıların kendisine karşı dava açılmasına yine kendisinin sebebiyet verdiği bu nedenle feragat sebebiyle reddedilen davada arabuluculuk ücretinin davalı sigortaya yükletilmesi ve ayrıca davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu yönden düzeltildiği,
(Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2017/3046 Esas ve 2019/9892 Karar sayılı ilamı) ancak dosya kapsamına sunulan davadan feragatin dayanağı olan ibraname içeriğinde manevi tazminatın karşılandığına ilişkin bir açıklama olmaması nedeni ile manevi tazminat davası yönünden davalılar lehine vekalet ücreti verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak bendin esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ferafat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89 ve 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ibraname ile davacının manevi tazminat talebinin karşılanmadığı gözetildiğinde hükmedilen vekalet ücretinde hata bulunmadığı anlaşılmakla usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16123, K. 2023/6930, 24 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama