KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16128 E., 2025/9401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1671 E., 2022/1733 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/541 E., 2021/74 K.
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.07.2018 tarihinde davacının maliki olduğu araç ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki halk otobüsünün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının aracında hasar oluştuğunu, araçta oluşan hasardan davalı ...'nin de sorumlu olduğunu iddia ederek 8.548,33 EURO hasar bedelinin ödeme günündeki TL karşılığının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın gerçekleştiği iddia edilen aracın ... İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne ait bir araç olmadığını, aracın "Özel Halk Otobüsü" olduğunun tespit edildiğini, Özel Halk Otobüsleri Yönergesinde bu tip otobüslerin kar ve zararının işletenine ait olduğunun belirtildiğini, ...
İşletmeleri Genel Müdürlüğü'nün hukuki vasfı ve işleten sıfatı bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın ülkemizi terk edip uzun zaman sonra bağlı bulunduğu Almanya'ya gittiğinde hasar tespiti yaptırdığını, kazanın üzerinden uzun zaman geçtikten sonra davacı yanın maliki olduğu araçta meydana gelen maddi zararı var sayılan kazaya bağlanmasının taraflarınca kabul edilmediğini, kamera kayıtları incelenerek kazanın gerçekleşip gerçekleşmediğinin aydınlatılması gerektiğini,
hasarlandığı iddia edilen aracın tamirinin nerede ve ne şekilde yapıldığının konuya ilişkin faturalar ve işlem dosyasının da dava içeriği açısından önemli olduğunu, tazminat talebinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının oğlunun sevk ve idaresindeki araca arka tamponundan çarptığını, olay yerinden kaçmadığını, hukuka aykırı olarak açılan ve tazminat gerektirmeyen haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 52.954,33 TL tazminatın 29.07.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; tarafların istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, 8.548,33 EURO hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte fiili ödeme günündeki TC Merkez Bankası Euro efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ...'nin özel şahıslarca kendi nam ve hesaplarına olmak üzere işletilen geliri ...'ye aktarılmayan özel halk otobüsünün verdiği zarardan sorumlu olmadığını, ...'nin işleten sıfatı bulunmadığını, Yargıtay kararları ile belirlenen işleten sıfatını taşımaya gerekli şartları barındırmadığını, kusur yönünden yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmadığını, yurtdışında alınan eksper raporu ile davacının beyanlarına dayalı olarak hazırlandığını, Türkiye' de aracın hasar miktarının belirlenebileceğini ancak bunun yapılmadığını, tamir ücreti olarak belirlenen rakamın aracın bedelinden fazla olamayacağını, tamir bedelinin fahiş belirlendiğini, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, ekspertiz raporunun kazadan 4 ay sonra düzenlendiğini, Avrupa ülkelerinde yedek parça fiyatlarının daha ucuz olduğunu, davacının aracın hasarlanmasının ardından Almanya ülkesine aracı götürdüğünü,
ciddi hasar olsa idi bunu yapamayacağını, davacının sunduğu eksper raporunun çelişkili olduğunu, yazılı masrafların kazadan kaynaklandığının ispat edilemediğini, bilirkişinin kusur değerlendirmesi yapmasının hatalı olduğunu, bu konuda uzmanlığı bulunmadığını, davacının sunduğu raporun denetlettirilmeden hükme esas alınamayacağını, davacının kaza nedeniyle bir ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, araç sahibi ve ZMMS'ye karşı açılmış dava bulunduğunu bu dava ile birlikte görülmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının kullandığı halk otobüsünün karıştığı trafik kazasında davacıya ait araçta oluşan hasar bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16128, K. 2025/9401, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama