KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16497 E., 2023/6141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/210 E., 2022/43 K.
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
- Mahkemesi
- Düzce 2.Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.885 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl davanın dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... yönetimindeki araçla davalıların sürücüsü, maliki ve trafik (...) sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu desteklerinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL,
davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 25.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için 47.274,49 TL, davacı ... için 81.822,00 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... vekili ise, müvekkilinin asıl dava davacılara toplam 80.158,00 TL tazminat ödediğini, kaza esnasında müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu ve rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 80.158,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kaza sebebiyle ... mirasçılarına İş Bankası Düzce Şubesi aracılığı ile 15.07.2010 tarihinde 79.931,00 TL tazminat ödendiğini ve müvekkili şirket davacıları tarafından ibra edildiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, bu nedenle borcunun sona erdiğini, ibranamenin varlığına rağmen anlaşmayı geçersiz kalacak şartların davada ileri sürülmediğinden mevcut ibra işlemi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili ..., diğer müvekkili ...'a ait araç ile 09.05.2010 günü Aydınpınar Köyü Düzce istikametinde seyir halinde iken, sol tarafta bulunan BP akaryakıt istasyonuna akaryakıt almak için gerekli yol kontrolleri yaparak sol sinyalini yakan karşı istikametten farlarını yakmayan ...plakalı motorsikleti sevk ve idare eden davacıların murisi ...'in aşırı süratli bir şekilde akaryakıt istasyonuna girmek üzere olan müvekkilinin aracının sağ ön köşesine çarptığını, çarpma sonucu 13 metrelik fren izi asfalt üzerinde bıraktığını, maktülün hastaneye sevki sırasında aşırı alkollü olduğunu,
farlarını yakmadan gece seyir halinde olduğunu, Düzce Aydınpınar köyü yolu üzerinde bulunan BP akaryakıt istasyonu ve MOBESE kameralarından görüntülendiğini, olayda kusurun tamamının davacıların murisinde olduğunu, olay sırasında müvekkili Bahri'nin iddia edildiği gibi 336 promil değil, 168 promil alkollü olduğunu, müvekkili hakkında açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.02.2014 tarihli ve 2010/351 Esas, 2014/22 Karar sayılı kararı ile; iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacı ... için 47.274,49 TL, davacı ... için 81.822 TL maddi tazminatın-davalılar ... ve ... kaza tarihinden, davalı ... dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ve poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olmak üzere-davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 80.158 TL tazminatın 15.07.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... ve asıl ve birleşen davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/8872 Esas, 2016/3962 Karar sayılı ilamıyla; asıl davada davalı ... vekilinin diğer, asıl ve birleşen davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekilinin manevi tazminata yönelik yerinde görülmeyen tüm, maddi tazminata yönelik diğer temyiz itirazlarının reddiyle manevi tazminat yönünden usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilerek "Birleşen davada; somut olayda kazanın oluş şekli, tarihi ve yeriyle ilgili hususlarda bir çekişme bulunmamaktadır.
Ancak kazanın münhasıran sürücünün aldığı alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediği hususunda alınmış bir rapor da mevcut değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak 2 nöroloji ve 1 trafik uzmanı bilirkişilerden oluşacak bir bilirkişi kurulundan olayın oluş şekli, yol ve hava durumu ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilip kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile birleşen davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Asıl davada ise. Somut olaya bakıldığında, desteğin kasksız seyrettiği ve kaza sonucunda alnında çökme kırığı oluştuğu, çenesinin kırıldığı ve beyin kanaması sonucu vefat ettiği anlaşılmaktadır. O halde, desteğin kasksız seyri nedeniyle zararın artmasına ve sonucun ağırlaşmasına sebep olduğu aşikar olmakla, belirlenen tazminattan hakkaniyete uygun miktarda bir indirim yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; mahkemece davacı ... için 47.274,49 TL, davacı ... için 81.822 TL maddi tazminata hükmedilmiş olup, davalı ...'nin yapmış olduğu ödeme nedeniyle kalan bakiye poliçe limiti 94.842 TL'dir.
Hükmolunan tazminatın davalı ... şirketinin sorumlu olduğu bakiye poliçe limitinin üzerinde olması nedeniyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden davalının bakiye poliçe limitinin hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumluluğuna hükmetmek gerekirken, tamamından diğer davalılarla müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmiş olması da doğru değildir.” gerekçesiyle kararın maddi tazminat yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 13.07.2017 tarihli ve 2016/530 Esas, 2017/411 Karar sayılı kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda desteğin kasksız seyri nedeniyle zararın artmasına ve sonucun ağırlaşmasına sebep olduğu aşikar olmakla, belirlenen tazminattan hakkaniyete uygun olarak %25 oranında bir indirim yapıldığı, birleşen davada alınan bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının alkollü davalı sürücü ...’un münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybederek derecede alkollü olmasından kaynaklandığının belirlendiği, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle;
asıl davanın kısmen kabulü ile ... için 35.455,86 TL, davacı ... Meral için 61.366,50 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 09.05.2010 Tarihinden, davalı ...'nden 15.07.2010 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'nden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
davacıların manevi tazminat talepleri hakkında mahkemece verilen ilk kararın onandığı anlaşıldığından manevi tazminat talebi hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile 80.158,00 TL tazminatın 15.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, asıl ve birleşen davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.11.2020 tarihli ve 2020/234 Esas, 2020/6987 Karar sayılı ilamıyla; asıl ve birleşen davada davalı ... ve asıl davada davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...
Dava konusu çift taraflı kazada Dairemizin bozma kararı sonrası alınan 05.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacıların desteği olan motosiklet sürücüsünün ölümünde kask takmamasının etkili olduğu ve dolayısıyla müterafik kusurunun olduğu tespitine yer verilmiştir. Mahkemece davacıların hesaplanan tazminatlarına %25 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm verilmiştir.
Mahkemece; davacıların desteğinin uygun olmayan şekilde kasksız motosiklet kullandığı anlaşıldığından, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sigorta şirketi tarafından motosiklet sürücüsü ...'in eşi ve çocuklarına 15.07.2010 tarihinde 79.031,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 227 TL sağlık kurumu ödemesi olmak üzere toplam 80.158,00 TL ödemenin davadan önce yapıldığı ve bu ödemeye dayanak hesaplamada müterafik kusura ilişkin herhangi bir indirim yapılmadığı dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece rücu davasında 80.158,00 TL'nin rücu eden sigorta şirketine ödenmesine karar verilmişse de asıl davada %20 müterafik kusuru indiriminin göz önüne alınarak rücu miktarı üzerine etkisinin değerlendirilerek sonucu göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmeyerek bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda desteğin kasksız seyri nedeniyle zararın artmasına ve sonucun ağırlaşmasına sebep olduğu aşikar olmakla, belirlenen tazminattan hakkaniyete uygun olarak %20 oranında bir indirim yapıldığı, birleşen davada sigorta poliçe limitinin 150.000 TL olduğu, sigorta şirketin tarafından asıl dosya davacılarına toplam 80.158,00 TL ödendiği, 24.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda ödemelerin güncel değeri hesaplanarak tazminat tutarının tespit edildiği, ödenmesi gereken tazminat toplamının 82.495,04 TL olduğu,
yapılan ödemenin toplam zararın ve poliçe limitinin altında kaldığı anlaşılmakla rücu edilecek bedelden herhangi bir indirim yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davacı ...
Meral için 48.641,77 TL, davacı ... için 33.853,27 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 09.05.2010 tarihinden, davalı ...'nden 15.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'nden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin bozma kapsamında yer almadığından bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile 80.158,00 TL tazminatın 15.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; somut olayda hakkaniyet indirimini yapacak koşullar oluşmadığını, kask takılmasaydı daha hafif sonuçlar alınacağına dair emarelerin ortaya konması gerektiğini, murisin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, haksız gerekçelerle indirime gidildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında birleşen dava davalısına rücu edilecek miktara da maddi tazminata ilişkin yapılan hakkaniyet indiriminin uygulanması gerektiğini öngörüldüğü halde mahkemece bu indirimin uygulanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan, sürücü desteğin davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçla karıştığı 09.05.2010 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat; birleşen dava ise, üçüncü kişiye ödeme yapan zorunlu mali mesuliyet sigortacısının aracın sigortalısından sürücünün alkollü olması nedeniyle ödediği miktarın rücuen tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52, 53 ve 56 ıncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48, 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1481 inci maddesi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle mahkemece verilen ilk kararı davacıların temyiz etmedikleri,
mahkemenin bilirkişi raporunda belirlenen tazminat tutarından %20 müterafik kusur indirimi ile sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tazminat tutarından düşülerek hükmedilen tutarı belirlediği ve birleşen davada mahkemenin gerekçesinde belirttiği şekilde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'a yükletilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16497, K. 2023/6141, 9 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama