KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/16526 E., 2024/12474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/974 D.İş,2022/976
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2016 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın başka bir araca çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada yaya konumunda olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 123.949,82 TL 'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuranın kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden başvuruda bulunduğunu, sunulan maluliyet raporunun geçerli olmadığını, sigorta kuruluşunun başvurana 02.03.2017 tarihinde 15.316,15 TL ve 25.08.2017 tarihinde 10.154,33 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 13.03.2020 tarihinde 1.260 TL yol ücreti ödediğini, sigorta kuruluşunun geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, dosyada kusur raporu bulunmadığını, %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuran ...'nin maluliyet tazminatı olarak 123.949,82 TL'nin 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta kuruluşundan alınıp başvurana ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan iş göremezlik raporunun hatalı tanzim edildiğinden kabul edilemeyeceğini, hesaplamada %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi giderinden sorumlu olmadığını, hesaplanacak vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Somut olayda; davacı tarafa %8 maluliyet oranı üzerinden sigorta şirketince ödeme yapıldığı, davacı tarafça daha sonra alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli raporda; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca incelenen tıbbi belgeleri ve yapılan muayenesi sonucunda durumunda kötüleşme olması nedeniyle %18 engel oranı belirlendiği ve bu oranın artan oran niteliğinde olduğunun saptandığı, davacı tarafça artan maluliyete dayalı talepte bulunulduğu ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince de bu raporun esas alındığı anlaşılmaktadır.
Gelişen durum; olay sonucu meydana geldiği halde, başlangıçta bilinen yaralanmalar dışında, sonradan ortaya çıkan veya gelişen, olaya bağlı vücut bütünlüğünü bozan sonuçlar olarak tanımlanabilir.
Trafik kazası sonucu yaralanmalar nedeni ile ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık "gelişen durum" ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacaktır.
Gelişen durumun varlığı halinde gelişen durum yönünden yeniden dava açılabilmesi mümkündür. Gelişen durumun olup olmadığı ise her olaya özgü olarak kanıtlara göre değerlendirilir.
Davacıdaki yaralanmanın hangi tarihte tedaviyle tamamen sona erdiği, bu yaralanmadan dolayı gelişen bir durum olup olmadığı, varsa hangi tarihte gelişen durumun sona erdiği; diğer bir anlatımla, daimi iş gücü kaybının kesin olarak belirlenebilmesi için tedavilerinin ne zaman sona ereceği ve kesin maluliyet oranının hangi tarihte belirlenebileceği gerçek zararın tespiti açısından önemlidir.
Açıklanan vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyeti'nce; tüm tedavi evraklarının dosyaya temininin sağlanması, raporlar arasındaki oran farklılığının maluliyette gelişen durum olarak kabul edilip edilemeyeceği (raporlarda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı) hususlarında, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre gerekçeli, denetime elverişli ve kaza ile illiyet bağının kurulduğu rapor alınması ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16526, K. 2024/12474, 9 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama