KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17008 E., 2025/1156 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/950 E., 2022/954 K.
- Sayısı
- 2022/İHK-44584
- Sayısı
- K-2022/168190
Karar Metni
864 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın yola zarf atması sonucu, davacıların desteği yayanın yola çıkması ve yine davalıya sigortalı diğer aracın destek yayaya çarpmasıyla oluşan 31.10.2021 tarihli trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin hayatını kaybettiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.500,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 441.095,79 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerine gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını, usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların desteğinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile hayatını kaybettiği, davalı ... şirketinin kazaya karışan araçları...........poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile davacı ... tarafından davalı ... kuruluşu .........
Sigorta A.Ş. hakkında yapılan başvurunun kabulü ile 82352032 sayılı poliçeden 124.927,07 TL, 85401987 sayılı poliçeden 62.463,53 TL olmak üzere toplam 187.390,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... kuruluşundan tahsili ile davacıya ödenmesine,
davacı ... tarafından davalı ... kuruluşu ...........Sigorta AŞ hakkında yapılan başvurunun kabulü ile 82352032 sayılı poliçeden 169.136,79 TL, 85401987 sayılı poliçeden 84.568,40 TL olmak üzere toplam 253.705,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... kuruluşundan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiğini, poliçe teminatı dışında kalan taleplerin reddi gerektiğini, ceza soruşturmasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Davacılar vekili tarafından davacıların desteğinin düğün konvoyundan atılan zarfları almak istediği sırada sigortalı aracın desteğe çarparak hayatını kaybettiği iddia edilmektedir.
Dosyanın incelenmesinde; iddia edilen trafik kazasının 31.10.2021 tarihinde meydana geldiği, dava konusu olay ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmaya başlanıldığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan kusur raporunda ise zarf atan aracın %25 oranında, desteğe çarpan aracın ise %50 oranında kusuru olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde olayın hakemlikçe çözümünün sağlıklı olamayacağı, bu hali ile genel mahkemelerce gerekli araştırmanın yapılması gerektiğinden tahkim yargılamasının dosyadan el çekme ile sonlandırılmasına karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Hakem Heyetleri tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücülerinin % 25 ve % 50 oranında kusurlu olduğu, davacılar desteği yayanın ise olayda % 25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek % 75 davalı kusuru (kazaya karışan ve davalı tarafından sigortalı her iki aracın toplam kusuru) üzerinden hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda yapılması için dosyadan el çekilmesine karar verilmesi gereğine değinilerek kararın bozulduğu görülmektedir.
Karara esas alınan uzman bilirkişi raporu ile kazadaki kusur oranları net biçimde ve oluşa uygun olarak belirlenmiş olup davacılar desteği yayanın tespit edilen % 25 kusuru da düşülerek hesaplanan tazminat hüküm altına alındığına göre olayın oluş biçimi ya da kusur oranları bakımından bir ihtilaf bulunmamaktadır. Kaldı ki davalı, kazaya karışan her iki aracın da trafik sigortacısı olduğundan, bu araçların kusur oranlarında meydana gelebilecek bir değişikliğin davalının sorumluluk derecesi bakımından fark yaratmayacağı da görülmektedir.
Diğer yandan, taleple bağlılık ilkesinin cari olduğu hukuk yargılamasında temyiz incelemesinin tarafların temyiz itirazları ile sınırlı olduğu, davalı yanın kusuru temyiz konusu yapmadığı, ayrıca trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesinin kamu düzenine ya da emredici kurallara ilişkin olmadığı da gözetilerek karar verilmelidir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle, temyiz eden davalı yanın temyize konu etmediği kusur ve oluşa ilişkin sebepler gereği kararın re'sen bozulmasının mümkün olmadığı, uzman bilirkişi raporu ile kazanın gerçekleşme biçimi ve kusur tespitinin oluşa uygun şekilde yapıldığı dikkate alındığında davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17008, K. 2025/1156, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama