KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17142 E., 2024/13577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/979 D.İş -2022/977 K.
Karar Metni
1.703 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu motosiklete 03.07.2018 tarihinde çarpması sonucunda iki taraflı yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %5,9 olduğunu, davalı tarafa yapılan başvuru sonucunda,
davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla 101.732,08 TL'ye, ıslah dilekçesiyle ise 128.728,65 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça, dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, müvekkilinin poliçe limitleri kapsamında ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti ile kusur oranında hesaplama yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması gerektiğini,
davacının kask takmamış olması sebebiyle hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin temerrüte düşürülmemesi nedeniyle faizden sorumlu olmadığını, faize karar verilmesi halinde, müvekkiline yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 102.982,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 13.733,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine.
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uygulamada yerleşen ve meydana gelen trafik kazalarında sigortalıya veya zarar görene yapılacak olan ödemede esas alınacak kusur oranlarının standart yüzdelik kusur oranları olduğu, söz konusu oranların; %0, %50 ve %100 olarak ifade edildiği, kusur oranları belirlenirken asli ve tali kusur oranlarının dikkate alındığı ve asli kusurlu kazaya sebep olan taraf iken; tali kusurlu tarafın kaza esnasında gerekli dikkati ve özeni göstermeyen taraf olduğu ve bu kapsamda belirlenen asli ve tali kusur oranları da uygulamada.
Tramer heyetine göre asli kusur %100,Tali kusur % 0, sigorta şirketlerine göre asli kusur % 75, tali kusur % 25 olarak yerleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin kusur itirazının kabulüne, davacı ile davalı ... arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı,
davalı zarar veren aracın verdiği zararı sigorta poliçesi gereği üstlenmiş olup, zarar gören başvuran kendisine zarar verene karşı ileri sürebileceği zararları sigortacıdan talep edebileceği ve davacı ile zarar veren arasındaki ilişki haksız fiile dayandığından tazminat talebine uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğundan davalı vekilinin yasal faiz uygulanmasına ilişkin itirazının kabulüne ve başvuru sahibi lehine vekalet ücretine karar verilirken Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli,
29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasında vekalet ücretine ilişkin düzenleme getirildiği, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesi, 2. fıkrası gereğince, vekalet ücretinin tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına,
davalı sürücünün %75 kusurlu kabul edilmesiyle, belirlenen 120.683,10 TL tazminat tutarından %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle; davanın kısmen kabulü ile 96.546,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01.03.2022 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte Mapfre Sigorta A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
davalı vekil ile temsil edildiğinden Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 17. fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17. maddesi, 2. fıkrası gereğince, reddedilen tutar için tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5 'i olan 1.610,00 TL'nin başvurandan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça, dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, davacının güncel muayenesi yapılmaksızın raporun düzenlendiğini, raporu düzenleyen heyette KBB uzmanı bulunmadığını, taraflarınca maluliyete ilişkin alınan mütalaa ile hükme esas alınan rapor arasında çelişki bulunduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiğini,
karara dayanak yapılan kusur raporundaki değerlendirmeleri kabul etmediklerini, müvekkilinin temerrüte düşürülmemesi nedeniyle faize karar verilmesi halinde, müvekkiline yapılan başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan davacı tarafça dosyaya sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 01.02.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol ayak 2. 3. Metatars kırığına bağlı olarak %4, Kulak Burun Boğaz, edinsel nedenlerle fiziksel görünümünü bozan burun eğriliğine bağlı olarak %2 olup, Balthazard hesabına göre %5,9 oranında olduğu kabul edilmiştir.
Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde kulak burun boğaz uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacının tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının muayene edilmesi suretiyle en yakın Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde kulak burun boğaz uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli,
kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği, kazaya karışan ve davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan 25.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/h maddesinde düzenlenen kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal etmiş olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğu,
davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletin sürücüsünün ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-a maddesinde düzenlenen kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmama kuralını ihlal etmiş olması nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince bu kusur oranları hükme esas alınarak karar verilmiş olup, davalı vekilinin itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu alınmaksızın uygulamada yerleşen ve meydana gelen trafik kazalarında sigortalıya veya zarar görene yapılacak olan ödemede esas alınacak kusur oranlarının belirlenen standart yüzdelik kusur oranları olduğu,
söz konusu oranların; %0, %50 ve %100 olarak ifade edildiği, kusur oranları belirlenirken asli ve tali kusur oranlarının dikkate alındığı ve asli kusurlu kazaya sebep olan taraf iken; tali kusurlu tarafın kaza esnasında gerekli dikkati ve özeni göstermeyen taraf olduğu ve bu kapsamda belirlenen asli ve tali kusur oranları da uygulamada.
Tramer heyetine göre asli kusur %100,Tali kusur % 0, sigorta şirketlerine göre asli kusur % 75, tali kusur % 25 olarak yerleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin kusura itirazının kabulüne karar verilerek davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6100 sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarının belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. İtiraz Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalıya sigortalı aracın sürücüsünün %75 kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17142, K. 2024/13577, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama