KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17185 E., 2023/6227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1021 Esas, 2022/1900 Karar
- Hüküm/karar
- Ret - Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/768 Esas, 2022/173 Karar
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline 25.04.2019 tarihinde davalıya sigortalı aracın çarpması neticesinde %97 oranında malul kaldığını, davalı şirket tarafından yapılan ihtiyari arabuluculuk sözleşmesi gereği 139,947,00 TL ödeme yapıldığını, arabuluculuk bürosunun 03.12.2020 tarih 2020/176538 numaralı dosyası ile tarafların anlaştığını, ancak yapılan anlaşmanın 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun'un 28 nci maddesinde belirtilen gabin hükümleri gereğince geçerli olmadığını, zira maluliyet ve kusur oranı dikkate alındığında davacıya toplam 1.477,844,71 TL ödeme ödeme yapılması gerektiğini,
360.000,00 TL poliçe limiti dikkate alınırsa yapılan ödemenin düşük olduğunu, ayrıca yapılan sözleşmeninde KTK 111. maddesi uyarınca geçerli olmadığını, sözleşmede yapılan ödemenin miktarına ve hangi tazminat işlemlerine ilişkin olduğuna dair açıklama yapılmadığını, davacının içinde bulunduğu kötü durumdan yararlanarak bu anlaşmayı yaptığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakım tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davacı ile aralarında yaptıkları ibranamenin 2004 sayılı İİK'nun 38 inci maddesi uyarınca ilam niteliğinde olduğunu, davacıya 131.172,00 TL asıl alacak, 12.155,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 143.327,00 TL ödeme yapıldığını, maluliyetin varlığının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, sonrasında aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakım tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının ve kusurun belirlenmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "taraflar arasında ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davacıya 139.947,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça gabin hükümleri ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 Sayılı Kanun) 111 nci madde hükümleri uyarınca anlaşmanın geçerli olmadığının iddia edildiği,
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesine ve 7036 sayılı yasa ile eklenen 5 inci fıkraya göre arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılması halinde artık anlaşılan hususlar ile ilgili dava açılamayacağı, tutanağın irade fesadı nedeni ile geçersizliğinin, sahteliğinin söz konusu olması gerektiğini ancak davacının gabin nedeni ile geçersizlik iddiasında bulunduğu 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 Sayılı Kanun), 28 inci maddesi hükmünün uygulanması için edimler arasında aşırı oransızlık olması, bir tarafın tecrübesizliği, düşüncesizliği hallerinden birinin varlığının şart olmasına rağmen davacının avukat yardımı aldığı,
yine 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi uyarınca anlaşmanın geçerli olmadığının iddia edilmiş ise de bu husunun taraflar arasında yapılan özel anlaşmalar için geçerli olduğu, arabuluculuk tutanağını kapsamadığı" gerekçesi ile uyuşmazlığın arabuluculuk faaliyeti sonucu çözüme kavuşması halinde dava açılamayacağı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının ihtiyari arabuluculuk itirazının bulunmadığını, eldeki davanın davacının bakiye zararları için açıldığını, müvekkiline yapılan ödeme ile müstahâk olduğu tazminat alacağı arasında aşırı oransızlık olduğunu, arabuluculuk faaliyeti neticesinde taraflar arasında yapılan anlaşmanın hem gabin hem de 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesi yönünden iptale tabi bulunduğunu, davalı ... şirketinin, gabinin unsurları arasında sayılan düşüncesizlik veya tecrübesizlik değil, davacının zor durumda kalmasından yararlandığını beyan etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların ihtiyari arabuluculuk yoluyla sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tüm bakım tazminatı ve tedavi giderine ilişkin uzlaşarak 03.12.2020 tarihinde anlaştıkları, dolayısıyla ilgili yasal düzenleme uyarınca üzerinde anlaşılan hususlara dair dava açılamayacağı, bu hususun olumsuz dava şartı teşkil ediyor olması nedeniyle davalı tarafından ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği, davacı tarafından anlaşma süreciyle ilgili hata, hile veya ikrah nedenine dayalı irade fesadı hallerine dayanılmadığı,
avukat yardımından yararlanan davacının uyuşmazlığa ilişkin yeniden dava açamayacağını bilerek uzlaşmış olması nedeniyle gabin ve 2918 sayılı Kanun'un 111 inci maddesine dayalı olarak iptal talebinde bulunamayacağı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 25.04.2019 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun'un 28 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarına bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dosya içinde mevcut 03.12.2020 tarihli ihtiyari arabuluculuk sözleşmesine göre uyuşmazlığın sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakım ve tedavi giderine ilişkin olduğu ve tarafların yaptıkları müzakere ile anlaştıklarının anlaşılmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17185, K. 2023/6227, 10 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama