KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17203 E., 2025/15974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1052 E., 2022/1888 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/486 E., 2022/209 K.
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde.
11.02.2019 tarihinde davacı ...'in sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı (...Sigorta) oldukları aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ... ile motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı ...'in ağır şekilde yaralandıklarını, davacı ...'in zararından her iki araç sigortacısının da sorumlu olduğunu, davacılar ... ve ...'in maddi ve diğer davacıların manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek davacı ... yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı ...dışındaki davalılardan, davacı ... yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan,
davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi, davacı ... yönünden 300.000,00 TL manevi, davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi, davacılar ..., ... ve ... yönünden 75.000,00 'er TL manevi tazminatın davalı ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 01.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminat talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza nedeniyle müvekkilinden tazminat talebinde bulunulamayacağını, araç sürücüsü davacı ...'in müvekkili şirketten kendi adına başvuru hakkının bulunmadığını, herhalükarda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, ATK'dan kusur ve maluliyet raporu alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; oluşan kazada müvekkili şirket sigortalısına atfedilecek kusur bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur ve maluliyet raporu alınması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını, davacı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacıların müvekkillerinden maddi ve manevi tazminat talep haklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; araç sürücüsü ...'ın gerçekleşen kazada kusuru olmaması nedeniyle davacı ... yönünden davalılar ... ve ... ile aracın trafik sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine, davacı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının oluşan kazada adı geçen davacının tam kusurlu olması nedeniyle reddine, davacılar ..., ..., ..., ... yönünden açılan manevi tazminat davasının davalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olması nedeniyle reddine,
motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı ... yönünden ise işbu aracın trafik sigortacısına karşı açılan maddi tazminat davasının kabulü ile poliçe limiti olan 360.000,00 TL'nin dava tarihi olan 02.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olması nedeniyle alacağa uygulanması gereken faiz türünün kademeli, değişken ticari faiz olduğundan asıl alacağa yasal faiz işletmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden birden fazla davalı aleyhine dava açılmış olup, ret sebebi tüm davalılar için aynı olduğundan AAÜT'ye göre davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... ile davalı ... kendilerini aynı vekil ile temsil ettirip aynı hukuki sebebe dayalı olarak davanın reddini sağladıklarından yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ''5.100,00 TL'' şeklinde hüküm kurulması gerekirken ''5.100'er TL'' şeklinde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17203, K. 2025/15974, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama