KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/17213 E., 2024/12549 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/928 Değişik İş, 2022/928 Karar
Karar Metni
902 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çift taraflı trafik kazasında davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini 96.129,30 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 96.129,30 TL’nin yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının eksik evrakla başvurduğunu, maluliyet oranının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle SGK'dan ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanmadığı için tazminattan müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, çift taraflı trafik kazasında davalıya zorunlu trafik sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun hukuka uygun olmasına, tazminat raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetlenebilir olmasına, tazminattan müterafık kusur indirimi yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.
Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez.
Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez.
Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir.
Somut olayda; davalı vekilince başvuruya cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında; davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü ile davacının arkadaş oldukları anlaşılmıştır. Davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir.
Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek TBK’nın 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,10.12.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Davaya konu kaza sırasında davacının davalıya trafik sigortalı araçta hatır için taşındığına ilişkin olarak davalı yanın savunmalarının Uyuşmazlık Hakem Heyetince kabul edilmediği ve hatır taşıması indirimi yapılmadan belirlenen tazminata karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazının reddedildiği, davalı vekilince Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna konu edilmeyen (ancak temyize konu edilen) hatır taşıması indirimi yapılması için kararın bozulduğu görülmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 maddesi gereği Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen ve belli bir miktarın üzerinde olan uyuşmazlıklara ilişkin kararlar hakkında taraflar itiraz yoluna başvurabilir ve itiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek için komisyonca kurulan İtiraz Hakem Heyeti tarafından karara bağlanır.
İtiraz Hakem Heyetinin yapacağı incelemenin usul ve esasları hakkında anılan kanunda açık ve özel düzenleme bulunmamakla birlikte, Kanunun 30. maddesinin 23. fıkrasında "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır" düzenlemesi mevcuttur.
Bir uyuşmazlık hakkında verilen karara karşı öngörülen kanun yoluna ilişkin incelemenin kapsamının taleple bağlılık ve taraflarca getirilme ilkeleri gözetilerek (kamu düzenine ve açık kanun hükmüne aykırılık halleri hariç) yapılması gerekir.
Somut olayda; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu etmediği yöne (hatır taşıması indirimi) ilişkin temyiz itirazının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına bozulması, hatır taşıması şartlarının bulunmadığına ilişkin olarak davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı da ihlal edecek niteliktedir. Bu itibarla; kamu düzenine aykırılık ya da açık kanun hükmüne aykırılık vasfı taşımayan yöne (hatır taşıması) ilişkin nedenle kararın bozulmasının doğru olmadığı ve davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile İtiraz hakem Heyeti kararının onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun (2 numaralı bentteki) bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/17213, K. 2024/12549, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama