Davacı; davalı polis memurları ... ve ... tarafından yapılan inceleme sonucunda sulama arkının doğal şartlardan kaybolduğu yönünde gerçek dışı tutanak tutulduğunu, bu nedenle zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğradığı 1.000,00 TL maddi ve manevi zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; savcılık soruşturma aşamasında görevli polis memuru olan müvekkilinden ve diğer davalı ekip arkadaşından imara aykırı bir yapı olup olmadığı konusunda tespit istenildiğini, müvekkilinin kendisine verilen görevi yerine getirerek olay mahallinde bulunan mahalle sakinlerinden bilgi almak suretiyle gösterilen yer ve noktalar gereğince gözlem yaparak tutanak tanzim ettiğini, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Araştırma Soruşturma Bürosunda diğer davalı polis memuru ... ile birlikte görev yaptıklarını, davacının BİMER kanalı ile yapmış olduğu şikayet dilekçesi ile ilgili Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen müzekkere gereği şikayete konu adrese giderek fotoğraflama ile birlikte görgü tespit tutanağı tuttuklarını, hukuka aykırı yapılan bir işlem olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı polis memurlarının tuttukları tutanağın kolluk faaliyeti kapsamında kalan idari eylem niteliğinde olduğu, bu nedenle zarar gören ilgililerin 2577 Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunun 2./1-b maddesi uyarınca ilgili idare aleyhine idari yargıda tam yargı davası açabileceği gerekçesiyle davanın idari yargının görevli olması nedeniyle HMK 114/1-b. maddesi uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin kararında HMK'nın 355. maddesi gereği kamu düzenine aykırılık teşkil eden pasif husumet ehliyetinin gözetilmemesi dışında herhangi bir yanlışlığın bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulü ile HMK’nın 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle açılan davanın davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına,
dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK'nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 28/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.