Hükmüne uyulan Dairemizin 17/10/2018 gün 2018/1376 E. 2018/6286 K. sayılı ilamında; “…a) Mahkemece, bilirkişi raporuyla hesaplanan maluliyet zararından, dava açılmadan önce davalı tarafın davacılara yaptığı ödeme ile ihbar olunan Mapfre Sigorta A.Ş. tarafından ödenen tedavi giderlerinin rapor tarihindeki verilere göre güncelleşmiş miktarlarının mahsup edildiği anlaşılmaktadır. İhbar olunan Mapfre Sigorta A.Ş. tarafından davacılara yapılan ödemenin tedavi gideri olduğu ve bu miktarın hesaplanan maluliyet tazminat miktarından mahsup edilemeyeceği gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
b) Davacılar tarafından dava ve ıslah dilekçelerinde iyileştirme gideri adı altındaki istemlerinin 18/01/2016 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda 2.572,26 TL olduğu tespit edilmesine rağmen, mahkemece bu istemin hüküm altına alınması gerektiği halde bu hususun eksik bırakılmış olması doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
c) Borçlar Kanunu’nun 47. (TBK/56) maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olayda; olayın oluş şekli, maluliyet derecesi ve yukarıdaki ilkeler dikkate alındığında davacılardan küçük ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az olmuştur, daha üst düzeyde tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
d) Asıl dava davalıları ... ve ...’ın asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince;
Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi gereğince manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
Şu durumda, asıl dava kısmen reddedildiğine göre Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. ve 10. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalılar yararına reddedilen maddi ve manevi tazminat davaları için ayrı ayrı olmak üzere toplam altı adet vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat taleplerinin toplam miktarları üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar, davalılar-karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar-karşı davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 12.539,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı-karşı davacılardan alınmasına 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.