KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2371 E., 2022/10814 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili; davalının idaresindeki aracıyla davacıya çarpması sonucu davacının kemik kırığı oluşacak biçimde yaralandığını ve alınan rapora göre %13 oranında malul kaldığını, uğradığı bedensel zarar nedeniyle manevi açıdan da zarar gördüğünü belirterek, 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; talep edilen tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, kazadaki yaralanmanın çalışma gücü kaybına yol açacak boyutta olduğu iddiasıyla, manevi tazminat isteminde bulunmuş; mahkeme ise, davacının yaralanması ile ilgili herhangi bir rapor almadan, kararda yazan miktarda manevi tazminata hükmetmiştir.
Haksız fiil sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilen davada, bedensel zararın kapsam ve niteliği, talep edilen manevi tazminata ilişkin takdir hakkının kullanılmasına etki eden en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Ağır şekilde yaralanmış olmakla birlikte sürekli maluliyeti oluşmayan kişi için hükmedilecek manevi tazminat miktarı ile yaralanması nedeniyle ömür boyu etkileri taşınacak biçimde maluliyete uğrayan kişi için hükmedilecek manevi tazminat miktarının çok farklı olacağı açıktır. Bu itibarla; davacının yaralanması sonucu oluşan zararın boyutunu belirleme bakımından yapılan inceleme yetersizdir.
Açıklanan nedenlerle; davacının kalıcı maluliyete uğrama biçiminde ifade ettiği zararlarının ağırlığı, iddia olunan bu ağır zararların mevcudiyetine göre doğacak manevi acının derinliği gözetilmek suretiyle manevi tazminatın takdir edilmesinin gerekeceği dikkate alınarak; dosya kapsamında eksik kalan tedavi belgeleri temin edildikten sonra, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 11/10/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i esas alınarak,
davacının yaralanmasının boyutu, davacıda geçici ya da kalıcı maluliyete sebep olup olmadığı ve varsa oranı konularında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmasından sonra, tespit edilen zararın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, tarafların kazadaki kusur oranlarına, olay tarihindeki paranın alım gücüne, hak ve nasafet kurallarına göre uygun miktardaki manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2371, K. 2022/10814, 26 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama