İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2388 K.2022/3932

Taraflar arasında görülen davada mahkemece yapılan inceleme sonunda davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin…

Esas2022/2388Karar2022/3932Tarih3 Mart 2022Okuma4 dk · 804 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/2388 E., 2022/3932 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mart 2022
Mahkemesi
Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

804 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada mahkemece yapılan inceleme sonunda davanın usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekilince temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR

Davacı vekili asıl ve birleştirilen davada, davacıya trafik sigortalı, davalıya ait aracın istiap haddi aşılarak kullanımı sırasında gerçekleşen kazada bedensel zarar gören hak sahiplerine davacı tarafça ödeme yapıldığını, ödenenin rücuen tahsili amacı ile davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini açıklayıp itirazların iptali ile takiplerin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, arabuluculuk dava koşulunun bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın usulden reddine karar verilmiş; anılan karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında rücuen tazminat istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı, davalıya ait aracın istiap haddi kullanımında iken gerçekleşen kazasında oluşan zararların davacı tarafça karşılandığını açıklayıp Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi kapsamında ödediği tazminatı sigortalısından rücuen talep etmiş, mahkemece, 7155 sayılı Yasanın 20. md. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 5. maddesinden sonra gelmek üzere dava şartı olarak arabuluculuk başlığı altında madde 5/a-1 bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda,

konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır hükmünün getirildiği, bu nedenle de 6325 sayılı Yasanın 18/a-2 maddesindeki "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir şeklinde düzenleme yapıldığı, dava

tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez.

Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir. İcra takibi, davacı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalı olan aracın zarar vermesi sonucu ödenen tazminatın tahsiline yöneliktir. Davacı sigortacı, sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalısından rücuen tazminat talep etmektedir.

28/11/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.

Yine kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda; davacı vekili, davalının sigortalısı olduğu aracın karıştığı kaza neticesinde zarar görenlere poliçe kapsamında ödeme yaptığından bahisle yaptığı ödemelerin zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesi genel şartlarına aykırılık sebebiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup davalının sorumluluğunun kaynağı davacıyla yaptığı trafik sigorta sözleşmesine aykırılıktır. Davalı gerçek kişidir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık tüketici işlemi olup, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Buna göre eldeki davada uygulanacak olan Kanun; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanundur. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna eklenen 73/A maddesi ile de arabuluculuk, zorunlu dava şartı olarak düzenlenmiştir. Ancak anılan düzenlemenin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna eklenme tarihi 22/07/2020'dir. Eldeki davaların açılış tarihleri ise 18/11/2019 olup dava tarihi itibari ile tüketici davalarında arabuluculuk zorunlu dava şartı olarak düzenlenmiş değildir.

İlk derece mahkemesince ve Bölge Adliye Mahkemesince davanın, ticari dava olarak nitelendirilerek davanın Türk Ticaret Kanununun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanununun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.

Özetlenecek olursa, 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiş ise de eldeki dava ticari dava olmayıp tüketici davası olduğundan somut olayda zorunlu arabuluculuğa ilişkin uygulanması gereken yasal düzenleme 6102 sayılı TTK’nın 5/a maddesi olmayıp

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73/A maddesidir. Bu maddenin yürülük tarihi ise 22/07/2020’dir.

Buna göre dava açıldığı tarihte zorunlu arabuluculuğa ilişkin dava şartı yürürlükte olmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, işin esasına girilerek karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 03/03/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2388, K. 2022/3932, 3 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2388
Karar No
2022/3932
Tarih
3 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2389 K.2022/6075
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/2389 K.2022/2904
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2022/2389 K.2022/2985
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2390 K.2022/6021
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/2391 K.2022/3266
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/2393 K.2022/6032

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.