KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2409 E., 2024/12245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/3267 E., 2021/2300 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 9.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/68 Esas – 2018/422 Karar
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının içinde bulunduğu askeri aracın kaza yapması sonucu yaralandığını ve askerliğe elverişsiz hale geldiğini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nde açılan maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece, davaya bakma görevinin adli yargıda olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiğini,
dava konusu kaza sonucu yaralanan davacının bacaklarına platin takıldığını ve kendisine travma sonrası stres bozukluğu tanısı konulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın 07.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında sunulan 01.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 192.179,55 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini ve talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazasına bağlı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşıldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi uyarınca davalı vekilinin görev itirazının yerinde görülmediği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 03.07.2017 tarihli maluliyet raporunda, olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca davacının % 19 oranında iş gücü kaybına uğradığının ve tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği,
aktüer bilirkişi raporunda davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararının toplam 192.179,55 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporlarının dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 192.179,55 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi gereğince mahkemenin görevli olduğu, davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalı vekilinin yetki itirazı usulüne uygun olmasa da, davalının yerleşim adresi itibari ile dahi mahkemenin yetkili olduğu, davacının askerlik görevini ifa ettiği sırada kazanın meydana geldiği, olayda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğu, davalı idarenin araç işleteni olarak ve davacının askerlik görevi sırasında yaralanması sebebiyle zarardan sorumlu olduğu, davacının yaralanması sonucu bacaklarına platin takıldığı, ortopedik ve psikiyatrik tedavi gördüğü,
sağ bacağında kısalık ve ağrı olduğu hususunun TSK Sağlık Kurulu Raporu ile de tespit edildiği, uzun süre ayakta kalmasını gerektiren eğitim ve spordan muaf tutulduğu, hava değişimi izinleri kullanması, buna rağmen uyum bozukluğunun geçmemesi sebebiyle askerliğe elverişli olmadığının tespiti ile terhis edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 03.07.2017 tarihli raporda %19 oranında sürekli maluliyeti ve 9 ay geçici iş göremezliği olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan raporların denetime elverişli ve yöntemine uygun olduğu,
davacı için yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; idari yargının görevli olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet oranına yapılan itirazların dikkate alınmadığını, takdir edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ve manevi tazminatın dava veya karar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucunda meydana gelen yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110/1. maddesi uyarınca mahkemenin görevli olduğunun anlaşılmasına, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine,
uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup haksız fiilde zararın olay tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminata olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2409, K. 2024/12245, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama