KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2639 E., 2022/14500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde manevi tazminatın şartları oluşmadığından manevi tazminat istemi yönünden davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığına değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09/05/1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında. Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı,
usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.
Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 esas ve 1988/89 karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır.
Somut davada; mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmesi ile birlikte davacılar yararına usulü kazanılmış hak oluştmuştur. Şu halde, mahkemece bozmaya uyulmasına karar verildiği halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmeksizin, maddi tazminat yönünden de ret kararı verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2639, K. 2022/14500, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama