KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2783 E., 2025/2711 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1749 E., 2021/2198 K.
- İlk derece mahkemesi
- İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/126 E., 2020/24 K.
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 13.11.2015 tarihinde davalı ...'a sattığını belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığını, üçüncü kişi ile yakınlık ve akrabalığın olmadığını, taşınmazın rayiç bedelden satıldığını belirterek haksız açılan davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin eşinin zengin iş adamı olarak alım gücünün olduğunu, borçlu ile tanışıklığı olmadığını taşınmazın dava dışı şahısların aracılığı ile satın alındığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ivazlar arasında önemli oransızlık ve davalılar arasında tanışıklık olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde , borçlunun etrafında tanınır bir iş insanı olduğunu, ivazlar arasında misli fark olduğunu, ödeme olarak sunulan çekin borçlu adına olmadığından ödeme olarak sayılmaması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve ivazlar arasında önemli oransızlık olmadığı, üçüncü kişinin borçlunun mali durumunu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğunun somut delillerle ispatlanmamış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2783, K. 2025/2711, 18 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama