KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2843 E., 2022/11079 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin 12.11.2019 tarih 2019/İHK 16566 sayılı kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 19.05.2016 tarihinde davalının ...'si olduğu araç ile davacının sevk ve idaresindeki araç arasında meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri tazminatının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah ile talebini 108.031,00 TL'ye yükseltmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre başvurunun kabulü ile 34.462,51 TL geçici işgöremezlik ve 63.686,38 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 108.030,89 TL'nin 27.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinden tahsiline,
karar verilmiş; bu karara davalı vekili, İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazların reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, itiraz hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza tarihi olan 19.05.2016 itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak maluliyet oranın tespiti gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.06.2019 tarihli raporda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulandığı ve davacının engel oranının % 9.2 olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde bulunan 13.03.2019 tarihli İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda ise, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alındığı ve davacının engel oranının % 6 olarak belirlendiği anlaşılmakla, kaza tarihi itibari ile yürürlükteki yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olan bu rapor esas alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporu esas alınarak hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2843, K. 2022/11079, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama