KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/2972 E., 2024/12240 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/368 E., 2022/74 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/526 E., 2019/424 K.
Karar Metni
622 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara hizmet sunan dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şirketinde sistem mühendisi olarak görev yaptığını, 21.08.2015 tarihinde bu iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin iş başvurusu için hazırlamış olduğu "...
Consultancy Services/Yatırımcı Portföyü" isimi tanıtım dosyasının üçüncü kişilerle paylaşıldığından bahisle davalı tarafça müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bu dosyanın banka ya da müşteri sırrı içermediğini, davalının haksız şikayeti nedeniyle aynı alanda başlamış olduğu başka bir işten ayrılmak zorunda bırakıldığını, müvekkili hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na aykırılık nedeniyle yapılan ceza yargılamasında verilen beraat kararının kesinleştiğini,
hukuka aykırı şikayet nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 20.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda düzenlenen "Sırların Saklanması" yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin Anayasa ile güvence ile altına alınan şikayet hakkını kullandığını, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu ile davacının, şirkete ait bilgileri üçüncü kişilerle paylaştığına dair tespitlere yer verildiğini, o dosyada verilen beraat kararının eldeki dosyada bağlayıcı olmadığını, müvekkili şirketin anayasal şikayet hakkını kullandığını, hak arama özgürlüğünün sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın şikayeti üzerine davacı hakkında ceza yargılamasının yapıldığı, İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/9 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafından düzenlenen tanıtım dosyasında banka müşterilerine ait hesap numaralarına yer verdiğinin tespit edildiği, bu husus bilirkişi heyeti tarafından mesleki bir özensizlik olarak değerlendirilmiş ise de davalı tarafın şikayetinde haklı olduğu, gerek davalı bankanın gerekse diğer davalının şikayetlerinin anayasal bir hak olan hak arama hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların şikayetini haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa bulunduğu, zarar vermek kastı ile hareket edildiğine dair bir delil bulunmadığı, davalılar tarafından yasal şikayet hakkının kullanıldığı, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalılar tarafından yapılan şikayetler nedeniyle müvekkili hakkında verilen beraat ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların kesinleştiğini, davalılar tarafından müvekkilin çalışma alanına müdahale edilerek mesleğini icra etmesinin engellendiğini, gelirinde azalma olduğunu, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, şikayet hakkının kötüye kullanıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2972, K. 2024/12240, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama