İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/2982 K.2024/2110

2-... vekili Avukat ..., 3-... vekili Avukat ...

Esas2022/2982Karar2024/2110Tarih27 Şubat 2024Okuma13 dk · 2.629 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/2982 E., 2024/2110 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2024
Mahkemesi
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/609 E., 2022/89 K.
Davacılar
1-... vekili Avukat ...,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.629 kelime·13 dk okuma·16 bölüm

2-... vekili Avukat ..., 3-... vekili Avukat ...

DAVALILAR

1-... vekili Avukat ..., 2-... vekili Avukat ..., 3-... vekili Avukat ...,

DAVA TARİHİ : 13.01.2020

HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI

2020/179 E., 2021/109 K.

Taraflar arasındaki faiz alacağı ve yargılamada makul sürenin aşılmasına dayalı munzam zarar talebine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden usulden reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Av. ... ile davalılar ... ... vekilleri Av. Beyman Doyurucu ile Av. Nurten Satılmış geldiler. Davalı ...Ş. tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.02.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'un 01.11.2011 günü sevk ve idaresindeki ...'e ait aracı...Komutanlığı karşısındaki rampada çalışır vaziyette bıraktığını, aracın kendiliğinden hareket ederek yol kenarında araç bekleyen müvekkillerinin muris...nun ölümüne sebebiyet verdiğini, davalıların haklarında açılan ceza ve tazminat davalarında kusurlu bulunduklarını, davalıların tazminattan müşterek müteselsil sorumlu olduklarını, olay sebebi ile açılan Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/688 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabul edildiğini ve Yargıtay aşamasında olduğunu,

mahkeme kararının taraflarınca Beykoz İcra Müdürlüğünün 2019/4770 Esas ve 2019/5166 Esas sayılı dosyaları başlatıldığını, 2019/4770 sayılı dosyaya 90.000,00 TL ve 30.000,00 TL olmak üzere ... tarafından ödeme yapıldığını, 90.000,00 TL'nin icra takibinden sonra çekildiğini, kalan 30.000,00 TL'nin halen dosyada olduğunu ve icra dosyasının devam ettiğini, Yargıtay'ın kökleşmiş kararlarının asıl alacağın tamamı tahsil edilmediği sürece faiz alacağı davasının da açılabileceği yönünde olduğunu, asıl mahkemenin hükmünde eksik karar verdiğini,

kaza tarihi itibari ile doğmuş olan maddi manevi tazminatlar ödenmiş olsa idi müvekkillerin 1.67 USD kuru üzerinden 106.000 USD veya eşdeğer gram altın alabilecekken 7 yıl süren dava sebebi ile mağdur edilerek zarara uğratıldıklarını, mahkemenin haksız uzaması sebebi ile en azından o tarihte bu paralarla 2 daire alabilecekler iken şu anda anneleri ile birlikte alacakları da hiç edilerek zarara uğratıldıklarını, bu sebeple munzam zararlarının da tespit edilerek ödenmesini talep ettiklerini,

esas mahkemenin davalı Halk Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan 15.05.2012 havale tarihli dilekçe ekindeki "İbraname" incelendiğinde davalı ... şirketince, iş bu davaya konu olay nedeniyle davacılar vekiline 12.03.2012 tarihinde 50.232,00 TL ödemede bulunulduğu iddiasıyla esas mahkeme kısmi sorumlu tuttuğu Halk Sigortanın dava açıldıktan sonra yaptığı ödeme mütemmerid borçlu ödemesi olduğunu, ayrıca Halk Sigorta'nın hurda aracı sigortalayarak kazaya müteselsil olarak sebebiyet verdiğini, müvekkilin uğradığı munzam zararlardan hakim kusuru sebebi ile de Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu,

munzam zarara ilişkin taleplerinin davalıları içersinde Adalet Bakanlığı'nın da sorumlu olması sebebi ile sadece munzam zarar yönünden davalı olarak gösterildiklerini, bu nedenlerle Adalet Bakanlığı dışındaki davalılar yönünden Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/688 Esas ve 2017/82 Karar sayılı ilamı ve bozma halinde belirlenecek alacakların ödeme tarihleri esas alınarak kaza tarihinden itibaren en yüksek banka faizi alacaklarının hesaplanarak ödenmesi, tüm davalılar yönünden;

munzam zarar yönünden makul yargılama suresini aşması sebebi ile ve hakim kusuru sebebi ile müvekkilin alacaklarını almış olsaydı dolar bazında veya gayrımenkule yatırılması halinde mahrum kalınan munzam zararlarımızın tespiti ve ödenmesi, tüm alacaklara karar tarihinden itibaren en yüksek banka faizi uygulanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana geldiği 01.11.2011 tarihi üzerinden 8 yıl 3 ay süre geçtiğini, asıl dava olan Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/688 E. sayılı dava dosyasında talep edilmeyen faiz alacağı için zamanaşımı süresinin dolduğunu, taleplerin hukuki geçerliliğinin olmadığını, faiz alacağının asıl alacağın varlığına bağlı olduğunu, asıl alacak sona erdiğinde faiz alacağının da sona erdiğini, asıl alacakların ödenmiş olduğunu, faiz alacaklarının da sona erdiğini, zira asıl alacak ifa yoluyla sona ererken alacaklı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konmadığını,

faiz talebini kabul etmemekle birlikte, Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/688 Esas sayılı tazminat alacaklarına davacılar tarafından istenen “en yüksek banka faizi” talebinin de yasaya aykırı olduğunu, haksız fiilerde uygulanacak olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, esas davanın yargılaması devam ederken müvekkili ...’e ait araçlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının da tamamıyle hukuka uygun olduğunu, tedbir konulan araçların dava konusu olmadığı anlaşıldığından tedbirlerin mahkemece kaldırıldığını,

asıl davanın karara çıktığı 07.03.2017 tarihinden itibaren müvekkillerinin kararda belirtilen tazminatları ödemek istediklerini, ancak her seferinde bu taleplerinin red edildiğini, ayrıca söz konusu kararın icraya konması içinde herhangi bir engel olmamasına rağmen davacıların bu yola başvurmadıklarını, söz konusu ilamda belirtilen maddi tazminatın da davalılardan Halk Sigorta A.Ş tarafından karar tarihinden işleyen yasal faizi ile birlikte 26.12.2019 tarihinde 30.457,57 TL olarak ödendiğini belirterek davanın öncelikle zamanaşımı, esasa girildikten sonra da esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacı tarafın Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/688 E. sayılı dosyası ile tazminat davası ikame ettiğini ve yargılamanın Mahkemece yapıldığını, yargılamanın 7 yıl sürmesinde müvekkili şirketin herhangi bir müdahalesi ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın talebinin müvekkili şirket açısından husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafın asıl alacak tahsil edilmediği sürece faiz alacağının talep edilebileceğini iddia ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle işbu talebin zamanaşımından reddinin gerektiğini,

davacı tarafın eldeki davaya konu olayla ilgili olarak Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/688 E. ve 2017/82 K. sayılı dosyasıyla dava ikame ettiğini, işbu dava dosyasından verilen kararın davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddedildiğini, işbu davanın konusunun eldeki davanın konusu ile aynı olmakla birlikte davanın halen derdest olduğunu, bu aşamada eldeki davanın mükerrer olması sebebiyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın asıl alacağı tahsil etmediğine dair iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira müvekkili şirketin aleyhine hükmedilen 23.734,56 TL tazminat kalemini faizi ile birlikte ödediğini,

faiz talebine muvafakatlerinin bulunmadığını, karşı tarafın altın ve USD talebine ilişkin iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... aleyhine açılan tazminat davasının arabuluculuk dava şartı ile sigorta şirketine başvuru dava şartlarının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine, davalı gerçek kişiler aleyhine açılan tazminat davasının istemin faiz alacağına yönelik olması ve Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/688 Esas ve 2017/82 Karar sayılı ilamının konu edildiği Beykoz İcra Dairesinin 2019/5166 ve 2019/4770 Esas sayılı takip dosyalarında davacı alacaklının alacağına kavuşması, tahsilat öncesinde yahut esnasında ihtirazi kayıt ileri sürülmemesi,

aksi yönde dosyada bilgi ve belge bulunmaması, icra veznesine yatan paranın alacaklı tarafından alınmamasının borcun sona ermediğini göstermemesi ve alacağın ferilerine yönelik taleplere imkan oluşturacak hukuki bir durum ortaya çıkarmaması dolayısıyla TBK'nın 131 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre asıl borca bağlı faiz hakkının da sona erdiği sabit görüldüğü gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın TTK'nın 5/A ve HMK'nın 114 üncü maddeleri doğrultusunda dava şartı noksanlığından reddine, davalılar Turgut Demirer ve ... aleyhine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.

Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/688 Esas-2017/82 Karar sayılı kararının icrası için Beykoz İcra Müdürlüğü 2019/4770 E. ve 2019/5166 K. sayılı icra takibi başlatıldıktan sonra, 2019/4770 E. sayılı dosyaya 90.000,00 TL ve 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, 30.000,00 TL’lik kısım ödenmeden faiz taleplerini içerir davanın ikame edildiğini, Yargıtayın asıl alacağın tamamı tahsil edilmediği sürece faiz alacağı davasının da açılabileceği yönünde kararlarının olduğunu, kaza tarihi itibari ile doğmuş olan maddi manevi tazminatlar ödenmiş olsaydı,

müvekkilleri 1.67 USD kuru üzerinden 106.000 USD veya eşdeğer gram altın alabilecekken 7 yıl süren dava sebebi ile zarara uğratıldıklarını, bu sebeple munzam zararlarının da tespit edilerek ödenmesini talep ettiklerini, esas mahkemeye davalı Halk Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan 15.05.2012 havale tarihli dilekçe ekindeki "İbraname" incelendiğinde;

davalı ... şirketince, işbu davaya konu olay nedeniyle davacılar vekiline 12.03.2012 tarihinde 50.232,00 TL ödemede bulunulduğu iddiasıyla esas mahkemenin kısmi sorumlu tuttuğu Halk Sigortanın dava açıldıktan sonra yaptığı ödemenin mütemmerit borçlu ödemesi olduğunu, ayrıca Halk Sigortanın, hurda aracı sigortalayarak kazaya müteselsil olarak sebebiyet verdiğini, davadan sonra ve karardan hatta icradan sonra yapılan ödemeler, ödeme tarihleri nazara alınarak gerek faiz alacağı gerekse munzam zarar alacaklarının ayrı ayrı hesaplanmasını ve işbu davanın karar tarihinden itibaren bu alacaklara yasal faiz işletilmesini talep ettiklerini,

Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/179 Esas sayılı dosya kapsamında görülen 1. celsede, hâkimin rahatsızlığından dolayı, mazeret dilekçesi sunulmasının istenildiğini, fakat 3. celsede görülen duruşmada "davacı vekilinin herhangi bir duruşmaya katılmaması ve mazeretlerinin temadi etmesi yargılamayı sürüncemede bıraktığından" denilerek yokluklarında hüküm kurulduğunu, söz konusu hususun dahi İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olarak verilmediğinin kanıtı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinin içeriğinden anlaşıldığı üzere davacının davalı ... şirketine karşı talebinin trafik kazası sonucu meydana gelen ölüme dayandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelinin TTK'nun 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenen sigorta işlemlerinden kaynaklı olup TTK'nun 4 ve 5/1-a maddeleri gereğince davanın ticari dava niteliğinde olduğu,

bu itibarla da dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmiş olması gerektiği, ancak davacı tarafından dava açılırken arabuluculuğa başvuru şartının yerine getirilmediği anlaşıldığından sigorta şirketi bakımından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olduğu, davacılar vekili tarafından davalılar aleyhine açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talepli davanın Gölcük 2. AHM'nin 2011/688 E. sayılı dosyası üzerinden görüldüğü,

mahkemece davacılardan Mehmet Şevki Kalyoncu lehine 23.734,56 TL maddi tazminatın davalılar ..., ... ve halk Sigorta A.Ş'den müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı Mehmet Şevki Kalyoncu için 20.000,00 TL, diğer üç davacı için 15.000,00'er TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den alınarak davacılara verilmesine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinde olduğu,

davacılar vekili tarafından Beykoz İcra Müdürlüğünün 2019/4770 ve 2019/5166 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalı ... tarafından 26.12.2019 tarihinde 30.457,57 TL maddi tazminatın icra dosyasına ödendiği, davalı ... tarafından manevi tazminat bakımından 90.000,00 TL ödemenin posta yolu ile davacılar vekiline gönderildiği, davacılar vekilince ihtirazi kayıt ileri sürülmeden asıl alacağa ilişkin ödemenin kabul edildiği, ayrıca icra dosyasına yatan paranın davacılar tarafından çekilmemesinin borcun sona ermediği anlamına gelmediği,

buna göre asıl alacağın feri olan faiz alacağının da sona erdiğinin kabulü gerekeceği, mahkemece davacının faiz talebi yönünden, TBK 131 inci maddesindeki faiz hakkının saklı tutulması koşulu gerçekleşmediğinden ayrıca makul yargılama süresinin aşılması sebebiyle talep edilen tazminattan davalıların sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusuna konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında talep edilmeyen faiz alacağı ile makul yargılama süresinin aşılması sebebiyle mahrum kalınan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Anayasanın 141/3 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26, 114, 115, 297, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 97 nci maddesi, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme 1. Somut olayda; davalı ... davacılar desteğine çarpan aracı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Trafik Poliçesi ile teminat altına alan şirkettir.

Mahkemece; davalı ... yönünden dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmamış olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı Kanun'un HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, 6100 sayılı Kanun'un 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.

2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi hâlinin dahi HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.

6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı altında düzenlenen 18/A maddesinin (18) numaralı bendinde “Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” hükmü yer almıştır. 2918 sayılı Kanun'un 97 nci maddesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak karar verilmesi gereklidir.

2. Anayasanın 141/3 üncü maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı Kanun'da da yer verilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 297/1-c maddesi uyarınca hükmün tarafların iddia ve savunmalarının özetini; anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması, aynı maddenin 2 nolu bendi uyarınca da hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.

Yine aynı Kanun'un 26 ncı maddesi uyarınca talep sonucuyla bağlı kalınarak talep edilen tüm istekler hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi zorunludur.

Somut olay incelendiğinde; davacılar vekili dava dilekçesiyle Adalet Bakanlığı dışındaki davalılar yönünden Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/688 Esas ve 2017/82 Karar sayılı ilamı ve bozma halinde belirlenecek alacakların ödeme tarihleri esas alınarak kaza tarihinden itibaren en yüksek banka faizi alacaklarının hesaplanarak ödenmesi, tüm davalılar yönünden; munzam zarar yönünden makul yargılama suresini aşması sebebi ile ve hâkim kusuru sebebi ile müvekkillerinin alacaklarını almış olsaydı dolar bazında veya gayrımenkule yatırılması halinde mahrum kalınan munzam zararların tespiti ve ödenmesi talebinde bulunmuştur.

Davanın açıldığı Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davalı Adalet Bakanlığı yönünden davanın tefriki kararı verilerek, diğer davalılar yönünden ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Görevsizlik kararı üzerine dosyanın geldiği ve temyize konu kararı veren; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davalı ... yönünden açılan davanın dava şartı noksanlığından reddine, davalılar Turgut Demirer ve ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.

Anılan yasa hükümleri uyarınca, davada talep edilen her bir kalem ile ilgili değerlendirme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu olduğundan; İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesi incelendiğinde; davanın sadece faiz alacağına ilişkin bir dava olarak nitelendirilerek o yönde değerlendirme yapıldığı, talep edilen munzam zararla ilgili olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamasına karşın Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde makul yargılama süresinin aşılması sebebiyle talep edilen tazminattan davalıların sorumlu olmadığı şeklinde değerlendirme yapılarak karar verilmesi hatalıdır.

3. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2982, K. 2024/2110, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Dava Tarihi : 13.01.2020
  5. İlk Derece Mahkemesi
  6. Sayısı
  7. I. Dava
  8. II. Cevap
  9. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  10. IV. İstinaf
  11. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  12. B. İstinaf Sebepleri
  13. C. Gerekçe ve Sonuç
  14. V. Temyiz
  15. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  16. B. Temyiz Sebepleri
  17. C. Gerekçe
  18. VI. Karar
  19. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2982
Karar No
2024/2110
Tarih
27 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/3002 K.2024/2109
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3011 K.2024/1120
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/3013 K.2024/3429
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/3013 K.2024/1274
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3026 K.2024/1059
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3028 K.2024/1959

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.