KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/31 E., 2024/10242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2146 E., 2021/1289 K.
- Hüküm/karar
- Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
- İlk derece mahkemesi
- Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/20 E., 2020/429 K.
Karar Metni
776 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin ve ...'ın davacı şirkete bir adet bono verdiklerini, bu bonoya istinaden davalı şirket ve ... aleyhine Kızıltepe icra dairesinde 2019/5767 esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, borçlu adına kayıtlı malvarlığı sorgulamasında davalılara ait paraya çevrilme ümidi taşıyan hiç bir mal varlığının bulunmadığını, ancak davalı borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalıya alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devrettiğini belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının gerçek bir alacağın söz konusu olmadığını, muvazalı bir borçlanmanın olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı ... isimli şahıstan satın aldığını, satın almış olduğu taşınmazın ilanını sahibinden.com adresinde gördüğünü, emlakçı vasıtasıyla ... ile iletişime geçtiğini, tapu devri sırasında yine taşınmazı satın almış olduğu ...'ın hesabına toplam 275.000,00 TL para aktardığını, davalının dava konusu taşınmazın iyi niyetli sahibi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...'a ve davalı ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu iptali istenilen tasarrufun borçlu ... tarafından devri gerçekleştirilen taşınmaza ilişkin olduğu, borçlu ile hukuki ilişkide bulunan kişi olan ...'in İİK 282.maddesi gereğince zorunlu dava arkadaşı olduğu, zorunlu dava arkadaşlığı bulunan kişinin davaya dahili gerektiği ve bu hususun taraf ehliyeti yönünden dava şartı olduğu, davacı vekiline bu hususta çıkartılan muhtıranın tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacı vekili tarafından taraf teşkilinin sağlanmadığı gerekçesiyle HMK 114/1-d ve HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece pandeminin pik yaptığı ve adliyelerin kapalı olduğu bir dönemde tarafına kesin süre verilerek tebliğ edilen ara kararını görmediğini, söz konusu dönemde adliyelerin kapalı olduğunu, bütün sürelerin durduğunu, insanların hastalandığı yahut hasta yakınları ile ilgilenmek zorunda kaldıklarını, pandemi şartlarında kesin süre verilmesinin kabul edilemeyeceğini, bütün sürelerin 01.06.2020 tarihine kadar durduğunu, adliyeler açıldıktan hemen sonra da korona hastalığına yakalandığını ifade ederek mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu ile hukuki işlemde bulunan dava dışı Sertaç Avcil, zorunlu dava arkadaşı konumunda olduğundan davaya dahil edilmesi gerekmekte olup, mahkemece davacı vekiline iki haftalık kesin süre içinde bu eksikliği tamamlaması için muhtıra çıkarıldığı, muhtırada davacı vekilince yapılması gereken işlemler ile işlemlerin yapılmamasının hukuki sonuçlarının açıkça belirtildiği, muhtıranın davacı vekiline 05.04.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak verilen kesin süreye rağmen muhtıra içeriğinde belirtilen eksikliğin giderilmediği,
taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılamayacağı, davacı tarafın, verilen kesin sürenin sona ermesinden sonra ve fakat yargılama henüz tamamlanmadan dahi belirtilen eksikliği tamamlamadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/31, K. 2024/10242, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama